7 Şubat 2012 Salı

OD - İSKENDER PALA

BİLMEK, ÇARE OLMAYI GEREKTİRİR - YUNUS EMRE
OD.. İskender Pala'nın son kitabı. Aslında okuyalı epey zaman oldu, ama bu akşam bi arkadaşla aramızda mevzu bahis geçince, bende blogda kitap hakkında bir kaç şey paylaşmaya karar verdim..
Kitap Yunus Emre'yi anlatıyor. Kitabın ismi Od, ateş demektir, aşk ateşi.. Kitabın ismi ile konusu da bir o kadar uyumlu, Yunus Emre'nin aşk ateşiyle nasıl yandığı, maddi aşkta manevi aşkı nasıl bulduğu çok güzel anlatılmış.
Kitabı elime ilk aldığımda, Yunus Emre mi? diye sordum kendi kendime.. Tamam elbette tanırım Yunus Emre'yi.. Türk halk şairlerinin tartışmasız öncüsüdür. Yazdığı şiirleri bilirim. Ama bir kitaba konu olacak kadar dolu bir yaşam.. Kitabın sayfalarında ilerledikçe kendimden utandım, Yunus Emre'yi hiç mi hiç tanımadığımı üzülerek anladım.. 
Yunus Emre'nin bu kadar büyük bir derviş olduğunu bilmezdim, Mevlanayla karşılaşmalarını bilmezdim.. Kitabın bir yerinde diyor ki Mevlana, "Mana aleminde hangi mertebeye çıksam, orada derviş Yunus'un ayak izlerini gördüm".. Yunus Emre'nin zaman zaman Mevlana'nın sohbetlerine katılmış olduğu da söyleniyor. Yunus'un Mevlana ile ilk karşılaşması da çok etkileyici..
 Bir cuma günü, vardığı Konya’da karşılaşır bu iki büyük isim. Safta, Yunus ile Çelebi Faruk’un yanına kadar gidip, “Hele derviş, senden Tapduk kokusu alırım!..” der Mevlâna, Yunus’u kastedip. Ardından, birlikte şiir söylemeye başlarlar; “Tapduk kokusu! Kafiye düşür!...” der Mevlâna. Ve o muhteşem “atışma” başlar, Mevlâna tarafından: “Severim Allah’ı candan içerü/ Şeriat, tarikat yoldur gidene”. Alır Yunus, “Hakikat, marifet andan içerü”. Devam eder, “Dinin terk edenin küfürdür işi/ Ol ne küfürdür imandan içerü/ Beni bende demen, bende değilim/ Bir ben vardır bende benden içerü/ Süleyman kuş dilin bilir dediler/ Süleyman var Süleyman’dan içerü”. Sonradan mahcup olacağı bir dize de “düşürür” Yunus; o konuşmanın, halleşmenin sonunda: “Et ü kemik büründüm/ Yunus diye göründüm”. Mevlâna’nın anlattığı bir şeye, “Ben olsam daha kısa söylerdim” minvalinde bir söz söyledikten sonra bu dizeleri söyler Yunus. Ardından teselliyi şu sözlerle bulur: “Derviş Yunus, artık iyice inandım ki bana yan ama tütme dediler. Sana yan ve yandır denilmiş!..
Sizin aklınıza takıldı mı bilemem, ama ben İskender Pala'nın neden Mevlana değil de Yunus Emre'yi anlattığını düşünmüştüm. Bir toplantıda bu soru yöneltilmiş yazara, verdiği cevap da ayrıca güzel.. Diyor ki yazar, "İngilizlerin Shakspeare'i, İspanyolların Cervantes'i, İtalyanların Dante'si onlar için ne ifade ediyorsa, bizim için de Yunus Emre odur. Mevlana farsça yazmıştır. Onunla aramda tercuman vardır. Ama Yunus Emre türkçe kullanmış ve konuşmuştur"..
İskender Pala Yunus Emre'nin içine kapanık bir yaşantısı olduğunu söylüyor. Bu nedenle, olayları biraz daha geliştirmek adına, hikayeyi Molla Kasım'a anlattırıyor kitabın çoğu yerinde.. Molla kasım'ın daha hikayeye girerken söylediği bir söz var ki, çok etkilemişti beni.. "Hayatım boyunca hep çok şeye sahip olmayı değil, az şeye ihtiyaç duymayı istemişimdir."
Kitapta AŞK konusu o kadar güzel işlemişki.. Günümüzde kişilerin birbirine karşı olan hislerinin aşk olmadığını anlıyor insan. Yaradılanı sevmektir Yaradandan ötürü.. Karısına deli divane aşık olan Yunus, onu kaybettikten sonra bile aklından çıkaramıyor sevdiğini.. Daha sonra bu aşkın içinde Allah'a olan aşkı buluyor. Eşine olan aşkının, aslında Allah'a olan aşkının yansıması, bir parçası olduğunu görüyor.
Yüreğinde kopan fırtınalarla, benliğinde yaptığı savaşlarla kah dervişlerin arasına katılan, kah avare avare dolaşıp kaybolan çocuğunu arayan Yunus, bu seyehatlerinde, uzun uzun düşünmelerinde buluyor aradığı aşkı.. Aşkı buldukça, aşka daldıkça şiirler ağzından dökülür oluyor.. Yunus Emre'nin kaç şiiri olduğu tartışılagelmiş bir olay.. Kitabın sonunda çok güzel nokta konuyor bu olaya da..
Bir toplulukta oturan Yunus Emre ve diğer dervişler arasında şu konuşma geçiyor;
-Hey azizler azizi Yunus Emre'm, şiirleriniz?
-Sevgili için söylenmiş sözlerdir, sevgiliye hediyedir.
-Kaç adettir hiç bilir misiniz?
-Sevgiliye gidecek hediyeyi saymak yakışık almaz, öyle değil mi?
Bu söz üzerine ellerindeki tespihlerin iplerini koparıyor dervişler..
Kitap bu ve buna benzer bir sürü etkileyici mısrayla dolu.. O yüzden her sayfasında dehşete düşerek okudum kitabı. Od, İskender Pala'nın en sevdiğim kitapları sıralamasında ilk 3'e girmeyi başardı. Diğerleri de "Babil'de ölüm istanbul'da aşk' ve "Şah ve sultan"..Okumayanlara şiddetle tavsiye ederim :)

11 yorum:

  1. Kitap hakkındaki görüşlerimiz ne kadar da benziyor. Özellikle başlangıçta sorduğumuz sorular.Benim yorumuma da göz atmak isterseniz, değerli eleştiri ve görüşlerinizi beklerim

    http://www.kitapsohbetcisi.com/2012/06/od-uzerine.html

    YanıtlaSil
  2. Kitabı ne zamandır okumayı düşünüyordum. Tavsiyeniz üzerine daha da kısa zamanda edinmeyi planlıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle acele ediniz, gerçekten mükemmel bir kitap ;) Geçenlerde ikinci sefer okudum, tadından hiç bir şey kaybetmiyor..

      Sil
  3. en kısa zamanda okuyacağım. mevlanayı anlatan aşkın gözyaşları tebrizli şems kitabına benziyor konusu..

    YanıtlaSil
  4. okuyalı uzun zaman oldu ama buraya yazmayı unutmuşum gerçekten güzel kitap yada güzelden de öte bişey Yunus Emre' nin gerçekte kim olduğunu biraz anlamış oldum. Daha önceleri halk ozanı gibi görüyorduk ama şimdi keşke bir Yunus olsam diyorum.

    YanıtlaSil
  5. Yunus Emre ile Mevlana karşılaşması olmamıştır. Yunus Emre bundan kaçınmıştır. Mevlana yaşlı iken Yunus gençti. "hangi makama çıksam o yörük genci görüyorum" demesi de bir şeyi ifade ediyor. Usul ve yol olarak farklıydılar. Ayrıca Mevlana çok edebi olarak farsça yazar, Yunus Türkçe yazmıştır, Yesevi, Bektaşi, Tapduk kanalından gelen yol ile...
    Romanda Yunus Hak yolcusu hayatından ziyade olmayan bir evliliği, çocuğu ve çokça siyasi ortamlardan bahsedilmiş. halbuki Yunus bu değil...

    YanıtlaSil
  6. Hımm bu bilgiler için teşekkür ederim. Elbette ki bir romanın gerçeği çok yansıtmasını beklemem ama bahsettiğinize bakılırsa aradaki farklar oldukça fazla.. Yakın zamanda ayrıntısıyla araştıracağım konuyu inşallah..

    YanıtlaSil
  7. Ben kitaba yeni basladim okuyorum ama her bolumde farkli kisilerin ismi yaziyor iste o yuzden kitap yunus emre hakkinda mi karistiriyorum. O yuzden rica etsem bana kesin bilgi verirmisiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, yunus emre hakkında.. Ama yunus emrenin hayatı ve gelişen olaylar molla kasım'ın ağzından anlatılıyor.

      Sil