7 Şubat 2012 Salı

PRAG (PRAHA)

Prag, gördüğüm en mükemmel Avrupa şehri. Çek Cumhuriyeti'nin başkenti olan bu şehir 1.2 milyon nüfusa sahip. Bu şehri bu kadar güzel ve özel yapan şey, 2. dünya savaşı sırasında neredeyse hiç hasar görmemiş olması. Dolayısıyla şehir tamamen tarihi yapılarla dolu..
Bu şehri tamamen yürüyerek gezmek gerek. Hiç bir sokağı görmeden geçmek istemezsiniz :) Geziye her zamanki gibi, şehrin tam merkezinden başladık; eski meydan.

Bu meydanda özellikle görmeniz gereken yer astronomik saat kulesi. 15. y.y. da yapılmış olan bu kule normal saatin yanı sıra dünyanın ve güneşin konumlarını da gösteriyor. Bu kulenin önü, her saat başı çalan çanlarla birlikte açılan pencereden geçen azizlerin heykellerini görmeyi bekleyen turistlerle dolu oluyor :) Bir rivayete göre, ustası saatin yapımını bitirdikten sonra, zamanın hükümdarı ustanın gözlerine mil çekmiş ki tekrardan böyle bi saat yapamasın..

Bu saat kulesinin üstüne çıkınca, tüm meydan ayaklarınızın altında kalıyo. Gerçekten de güzel bir manzara :)
 
Yine eski meydandan bir görünüm..

Meydandan çıktıktan sonra, Prag'In en meşhur köprüsü olan Charles  Bridge'e gidilebilir. Bu köprü de 15. y.y.'dan bu yana, bir çok doğal afete, savaşa rağman ayakta kalmayı başarmıştır. Köprünün her iki yanındaki heykeller gerçekten de görülmeye değer. Benim en sevdiğim heykel aşağıdaki resimde görünen heykel. Bir nevi dilek heykeli.. İnsanlar ellerini heykele dokundurup dilek tutuyo. Sürekli dokunulan yerleri parlamaya başlamış artık :D Bu tarz batıl inançlarım olmasa da, ben de denedim dilek tutmayı. Tekrar Prag'a gelmeyi diledim.. ve tekrardan gitmek nasip oldu :D

Yine köprüden bir manzara.. Bu grubun çaldığı parçalar gerçekten de süperdi :)

Vee gelelim St. Vitus katedraline.. Uzunca bi yokuşu tırmanarak, ya da baya bi merdiveni çıkarak ulaşabilirsiniz bu gotik katedrale.. Tüm Avrupa'da görüp görebileceğiniz en güzel katedral bence :D Ya da, ben her gördüğüm için aynısını söylüyorum..

Katedral gerçekten de çook büyük. Fotoğrafını çekmek ise tam anlamıyla işkence. Millet şekilden şekile giriyo tüm katedrali tek kareye sığdırmak için :D
Gördüğünüz gibi, pek başarılı olamadık bizde, parça parça resimler koydum ancak :)

Çok vaktimiz olmayınca, abcak böyle önemli yerleri gezmekle yetinmiştik.. Gezinin en güzel kısmı da, böyle sokak aralarında gezmek.. Etrafı seyretmek..

Bu fotoğrafı anlayabildiniz mi? Burası bir yol, ama tek seferde ancak 1 kişinin geçebileceği genişlikte.. Yolun yarısına geldiğinizde karşı taraftan gelen biriyle karşılaşmamanız için yolun başına bir yaya lambası konmuş :) Kırmızı yanıyosa bilin ki yol dolu, bekleyin :D

Bu enfes yiyeceğin adı, Trdelnik.. Bir seferinde bi belgeselde izlemiştim bunun yapılışını, nasıl güzeldi, nasıl canım çekmişti.. Ama nerede yapılıyo falan bilmiyodum.. Prag meydanında dolanırken bi baktım trdelnik yapıyolar, sıcak sıcak, kokusu etrafı sarmış, önünde kuyruk oluşmuş :D Nasıl sevindim anlatamam.. Tabi yemeden olur mu? Hemen sıraya geçtik..

Hamuru özel bişey mi bilmiyorum, ama yapılışını seyrettik.. Hamuru yuvarlayarak ince uzun bi şerit yapıyolar, kalın demir silindirin etrafına doluyo ve dışını da şeker-tarçın-ceviz falan bişeylere buluyolar.. Pişip de kızardığında ise, lezzetine diyecek yok :d



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder