7 Şubat 2012 Salı

UMRE ANILARI 4 - MEDİNE

İşte gidiyorum..
Birşey demeden..
Arkamı dönmeden..
Şikayet etmeden..
Hayatımın en güzel 11 günü. Ve yine hayatımın en çabuk geçen 11 günü. Mekke'den, o kutlu şehirden, Beytullah'tan, zemzem'den, kabe imamlarının ağlatan sesinden, Efendimiz (s.a.v)'in doğup büyüdüğü o topraklardan ayrılma vakti. Hiç bir ayrılık bu kadar zor gelmemiştir insana. Ama üzülmek yersizdir aslında, gidilecek yer de bir o kadar güzeldir çünkü.. Medine..Aydınlanmış şehir..Efendimiz (s.a.v) ve diğer sahabelere kucak açmış o kutsal şehir.
Mekke'de eşyalar toplandı, Zemzem bidonları yüklendi otobüslere.. Ve 4-5 saat gibi bir sürede vardık Medine'ye. Mekke ne kadar engebeli araziye sahipse, Medine o kadar düz.. Mekke ne kadar kalabalıksa, Medine o kadar ferah ve sakin.. Şehir gerçekten de büyüleyici. Mekke'de o kalabalıkta kendinizi kaybetmekten zevk alırdınız, Medine'de o sakinlikte huzur buluyorsunuz.. Medine'yi bu kadar ferah ve gelişmiş yapan, şehri kalkındıran biz hacılarız. Mekke'de sadece ibadet edin, alışverişi Medine'ye saklayın öğütlerine sıkı sıkı uyuyoruz. İnsan gerçekten de Mekke'de Mescid-i Haram'a giderken yolda hediyelik eşya yada başka şeylere bakmaya utanıyor. Ama memlekette dönmeni bekleyen eşe dosta de bir ufak hatıra almak ister bu gönül. İşte bu yüzden, Medine'ye gelince hacıların paraları sular gibi akıyor. Hurma ve diğer hediyelik eşyaların çoğu bu şehirden temin ediliyor..Tabi bu görünen sebep..Medine'nin bu kadar gelişmiş olmasının asıl sebebi Efendimiz (s.a.v)'in ettiği duadır, "Allahım, bizlere Mekke'yi sevdirdiğin gibi Medine'yi de sevdir, Allahım Medine'yi Mekke'nin 2 katı bereketli kıl"..
Medine'de yerleştiğimiz oteller de daha bir lüks.. Mekke'de otelde çok fazla kalmıyorduk, Mescid-i Haram her vakit açık olduğu için, gece gündüz Mescid'de kalmaya çalışıyorduk. Ama Medine'de Mescid-i Nebevi geceleyin boşaltılıyordu, ve içerisi temizleniyordu. Yani otellerde çok daha fazla vakit geçiriyorduk..Maalesef.

Nihayet otele yerleştiğimizde abdestleri tazeleyip soluğu Mescid-i Nebevi'de aldık.. O ne güzel Mescid Ya Rabb..O yeşil Kubbesi.. Orada, Efendimiz (s.a.v), Hz Ebubekir ve Hz Ömer'in karşısında olduğunu bilmek.. Tarif edilemez..

Mescid-i Haramda bayan erkek bölümleri basit sınırlarla belirlenmişti, zorda kaldığınızda aynı safta erken-kadın namaz kılıyordunuz.. Orası mahşer provası. Herkes bir.. Ama Mescid-i Nebevi'de bayanların bölümü ayrıydı. Ve içeri fotoğraf makinesi, telefon sokmak yasaktı. Girişte arama yapıyorlar, yiyecek birşey bile almıyorlar..
Mescid-i Nebevi'nin içinden bir kaç forotğraf..





Namaz vakitlerinde Mescidde yer bulmak haliyle zor oluyor. Büyük bir cemaat de mescidin avlusunda kılıyor namazı. Mescid-i Nebevi'ye katılmış en güzel özellik, avlusunda bulunan devasa şemsiyeler.. Bu şemsiyeler güneşin doğuşuyla otomatik olarak açıkıyor, ve yine güneş batınca kapanıyor.. Her bir şemsiyenin açılması bile dakikaları buluyor. Yalnış hatırlamıyorsam, bu şemsiyeler Alman yapımı, ve her biri bir kaç milyon tl değerinde.. Rehberimiz, bu şemsiyelerin hacıların paraları sayesinde yapıldığını anlatmıştı gülerek..
Şemsiyelerden biri açılırken..

Rabbim biliyor ya, Kabe'de kılınan namazdan sonra, kıldığın hiç bir namaz o tadı vermiyor insana. Kulaklarımız hala Kabe imamlarının ağlayan seslerini arıyordu. Duyduğumuz hiç bir ses bizi tatmin etmiyordu. Mescidden çıkıp otele dönerken, yoldaki dükkanlarda Kabe imamlarının Kadir Gecesi duaları çalıyor, imamlar ağlıyor, biz ağlıyorduk.. Hayatta hiç bir şeye bu kadar özlem çektiğimi bilmem.. Ahh bir kere daha duymak nasip olsa.. İnşallah.
Mecid-i Nebevi öyle bir mescid ki.. Dünya üzerinde namaz kılınması için övülmüş 3 mescitten biri. İçerisinde Ravzayı Mutahhara'yı yani cennet bahçelerinden bir bahçeyi barındırıyor.. Orası ki, Efendimiz (s.a.v) tarafından övülmüş, Eviyle mihrabı arasında kalan bu alanda namaz kılanların, Cennet bahçelerinden bir bahçede namaz kılmış olacağı müjdesini vermiştir. 
Bu nedenle Ravzaya girmesi çok zor.. Her daim tıklım tıklım, tek başına girip te namaz kılmak imkansız gibi. Bir kişi namaz kılarken iki kişi kollamalı seni, yoksa ezilmek an meselesi.. Ama namazı kılarken kimin aklına gelir ki o, sen ki cennet bahçelerinde namaz kılıyorsun, önünde Beytullah'ı hayal ediyorsun, sağ tarafında Efendimiz (s.a.v)'in mihrabı, sol tarafında Efendimiz (s.a.v)'in, Hz Ebubeki'in ve Hz Ömer'in kabirleri..O ne duygu ya Rabbi..
Medine'de bir çok önemli yer var ziyaret edilecek. Ben sadece Uhud dağı ve okçular tepesinden bahsedeceğim. 
Dursun Ali Erzincanlı'nın şiirleriyle ezberlemiştim buraları.. Yaşanan olayları. 
Uhud dahını görmek.. Savaşı hatırlamak..
Uhud savaşı ki bir çok müslümanın itaat ile imtihanı..

İnsanların itaatsizlikleri savaşın seyrini değiştirdi.  Bunun yanı sıra, Efendimiz (s.a.v)'in sevgili amcası Hz Hamza hayatını kaybetti. Uhud bir imtihandı ve bir çokları bu imtihanı kaybetti..
Uhud'un acı hatıralarından bir diğeri ise Mus'ab bin Umeyr'in hayatını kaybetmesidir.. Musab ki zengin bir aileden gelmiş, hayatı boyunca bir giydiğini bir daha giymemiş bir genç iken, ailesini karşısına alıp İslama geçmiş, müslüman olmuştu. Musab ki, şehit edildiği vakit, üzerini kapatacak bir elbisesi dahi yoktu.. Canından başka hiç birşeyi yoktu.. Onu da Uhud da teslim etti.. Hz Hamza ve musab bin umeyr'in de aralarında bulunduğu 70 şehidimiz Uhud şehitliğinde bulunuyor..
Uhuddan ayrıldıktan sonra bir çok yer daha gezdik. 
Yedi Mescidler
Mescid-i Kıbleteyn (Namaz sırasında Efendimiz (s.a.v) in yönünü Mescidi Aksa'dan Mescidi Haram'a çevirdiği mescid)
Kuba Mecidi (Müslümanların inşa ettiği ilk mescid)
Cennet'ül Baki
Mescid-i Gamame
Ben ne kadar anlatsam, o kadar uzar bu konu..
Kısaca diyeceğim, anlatılmaz, yaşanır..
Rabbim giden, gitmeyen, gitmek isteyip de gidemeyen herkese nasip etsin gidip görmeyi..
Sağlıcakla kalın..

5 yorum:

  1. buna bayıldım. eline sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Yazilanlar benim kalemimden cikma, bir de oralari gor sen :)) bayilirsin :)
    Rabbim nasip etsin hepimize..

    YanıtlaSil
  3. amin. ben son yıllarımda oraya gidecek yüz bırakmadım kendimde. ama yine de saygı duymak ve sevmek çok farklı benim için. belki de sıkı sıkıya tutunduğum "inanç" geriye tek kalan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rabbim hepimize hidayeti nasip etsin.. Ben de kendimi layik gormezdim oralara, ama Rabbim nasip ediyor iste.. Kendini üstun gormektense, oralara gitmeyi hak etmedigini dusunecek kadar alcak gonullu olman ayrica cok hos :) İnancina simsiki saril, daha fazlasini da bulabilmen duasiyla..

      Sil