20 Haziran 2012 Çarşamba

"İLK"LER..

Ama ben bunu yazmasam olmaz kii :)) Bu gün ilk resmi görevimi aldım, sınav gözetmenliği.. Öğrencilere 1.5 sa işkence çektirdim ;))
İtiraf etmeliyim ki, bu görevde hakkıyla çalışmak için duygularını çok dinlememek lazım.. Diğer türlü dikkate alınması gereken çok husus var. Şunu biliyorum ki, ne yaparsak yapalım tüm sınıfı mutlu edemeyiz. Bunu çok gördüm, bir hoca ne kadar mükemmel olursa olsun illa bi laf ederler. Bu yüzden  hakkıyla çalışırken aynı zamanda çoğunluğu mutlu etmeye bakmalıyız.. Sanki kolay bişey, de mi? :))
Mesela geçen bi çocuk geldi hocanın yanına, ben de olaya şahit oluyorum. 2. sınıfta bi çocuk devamsızlıktan kalacak belli ki, hocaya durumu izah ediyo. Şöyle böyle ailevi sıkıntılar falan gelemedim ilk zamanlar okula.. Çocuğa inanmamak elde değil, bi de diyo bırakın beni dersten ama devamsızlıktan bırakmayın.. Devamsızlıktan kalmak kötü zira seneye yine devam zorunluluğu gerekiyo.. Şimdi düşünüyorum ben dayanamam acırım çocuğa, kabul ederim ama bi yandan geri kalanların hakkı var. Kabul etmesen yazık çocuğa elinde olmayan sebepler.. Oyy Allahım umarım ben hoca olana kadar doğru karar verme yetisine de sahip olurum..
Bu gün sınavda da, çocuğun teki belli ki kopya çekmeye çalışıyo.. Bu aradad benden size tavsiye kopya çekmeyin çünkü çookk belli oluyo ha.. durduğum yerden izliyom çocuğu, önce bi kızarıp bozarmalar, telaşlı hareketler, ha bire bana bakıyo, bendeki de inat ya gözümü diktim çocuğa.. bi kopya çekemedi garibim.. izin versem çekse, o da hak be.. Amann velhasılıkelam zor bu işler ;)
Neyse efenim, heppinize iyi öğlen araları..;)


19 Haziran 2012 Salı

NEDEN?

"Çünkü Öyle" hayatta en çekilmez bulduğum bir kaç cümleden biri.. Çünkü, öyle bir şey yok.. çünkü, her şeyin mantıklı bir açıklaması var.
Bir şeyi sorgulamadan, sebebini anlamadan asla ve kat'a kabul edemiyorum. Sınavlara çalışırken bile konunun bir yeri saçma geldiyse bana, bir mantık uyduramadıysam, mümkünatı yok ezberleyemem.. ya da kendi bildiğim doğru şeklinde ezberler bir de o sorudan puan kaybederim.. Ama yok, olmuyor, bir şeyin açıklaması yapılamıyorsa kabul de edemiyorum.. 
Toplumsal olaylarda da bu böyle..bir kere neden ve nasıl sorusu yok bizde.. ne dayatılmışsa onu öğreniyoruz. ne tarihimizi biliyoruz ne de dinimizi adam akıllı.. yalan hadisler ile dine zam yapılmış kurallar arasında boğuluyoruz.. Gençken tamam hadi, ailemizden öğrendiğimizi kabul ediyoruz. Ama Allah akıl vermiş akıl! kenara koyalım diye değil. Sorgulayalım diye.. Sorgulayıp gerçekler bulalım, bize diretilene boyun eğmeyelim diye.. elimizi altında internet, her şeye ulaşmak kolay artık.. Soruyorsun adama şunu seviyomusun diye, deli gibi seviyor, ölüyor bitiyor.. Neden? şu şu iyilikleri yaptı bizim için. bir düşün hangisi iyilik? tarihi silinmiş de yeniden yazılmış bir milletiz biz.. ne iyiliği?? ha bir de kadın erkek muhabbeti var toplumumuzda.. hoş bir dayatma. kadın temiz olmalı ama erkeğe her şey mubah. durun bir de söz vardı; erkek kadından iyi bir geçmiş, kadın erkekten iyi bir gelecek ister.. neden? dinimize göre her iki tarafta hayalı imanlı olmalı..yok dinimizde çifte standart.. bide dini kuralları alıp döndürüp erkeği kadından üstün görme muhabbeti var ki girsem çıkamam içinden. Kuran yada sünnetler neyse o.. bu kadar..
Bahsettiğim bir neden?siz hayat da dini konularda karşımıza çıkıyor.. Açıp da bir ilmihal, bir tefsir bir meal okumadan sözde müslüman oluyoruz. Başını örtüp de neden diye bilmezsen, açık kapalıdan farkın ne? Oruç tutup da neden diye bilmesen gün boyu aç kalmadan farkın ne? Tavaf yaparken neden diye bilmesen orada dönmüş bir hayvandan ne farkın var? Çünkü Allah istiyor değil!! Allah neden istiyor? Tesettür, ibadet sana ne katıyor ya da katmalı??? 
Rabbimin bize sunduğu her emir ve yasak mantıklı şekilde açıklanabiliyorken, dini zorlaştırmak niye? Sol elle yemek harammış.. Neden? Çocukluğumuzdan beri öyle deniyor. Çocuk musun yavrum sen? bak bi? Haram! ne demek.. Ne kadar büyük bir şey. Tamam sünnete itibaen sağ kullanılır, aksi mekruhtur de ama haram? 
Ay bu konu bitecek gibi değil, örnekleri de çok. Size zahmet bir şeyi kabul ederken güvenilir kaynaklardan araştırın bir.. Etrafta dolaşan yalan hadislere, değiştirilmiş kurallara ve tarihe itibar etmeyin.. Vesselam..
hoşça kalın..

11 Haziran 2012 Pazartesi

BİR KAÇ KAREDE TRABZON :)

Trabzon'a daha ben yerleşmeden hemen misafir ağırlamaya başladım. Canımm arkadaşlarımdan Dilruba ve arkadaşı mini bi ziyarete geldiler. Hafta sonu Trabzonun altını üstüne getidik tabiri caizse ;)) Ama ahh o güneş, epey yaktı bizi yani.. Trabzon.. Öyle uzun uzun anlatmaya gerek yok, mükemmellik anlatılmaz yaşanır diyerek gelmek isteyenleri buyur ediyor ve size bir kaç fotoğraf sunuyorum..

İlk olarak Varlıbaş'da bulunan SohoGreen's de kahvaltı ile başlıyoruz ;) Bu yer müdavimi olmanızı hak ediyor inanın.. Kahvaltının güzelliği kadar garsonların güleryüz ve hizmeti de göz dolduran cinsten :D:D




Boztepe'de çay ve manzara keyfi ve sonrasında sahilde uzun yürüyüş :)






Trabzon'da Ayasofya var dediler, geldik.. Eski bir kilise, şimdilerde müze olarak hizmet veriyor.. Görülmeye değer..








Yemek için nereye mi gitmeli? Akçaabat'da bulunan Körfez isimli lokanta.. Hizmet süper, yemekler daha da süper ;) Ben daha ziyade manzarayla ilgilendim gerçi..



Vee yine uzun bir sahil turu sonrası Trabzon'da Edward's Coffee'de mutlu son ;)


O zaman ne diyoruz? Bize her yer Trabzon.. ;)))

Bu arada fotoğraflar üzerindeki saat ve tarihler yanlış, maalesef fark edip de ayarlarını düzeltmemişiz makinenin..

5 Haziran 2012 Salı

ANADOLU JET Yaktın Beni..

Siz hiç uçağınızı kaçırdınız mı?? Ben kaçırmamıştım. Çünkü zaman konusunda özenli bir insanım ;) Check-İn işlemimi önceden yapar, 1 saat önceden hava alanında olur, uçuş kartımı alır paşa paşa beklerim uçağın kalkışını :) Amma fakat ve lakin işler her zaman beklendiği gibi gitmiyor. Böyleee hava alanında mal gibi kalabiliyorsunuz  da :)) Neyse efendim, geçen cumartesi saat 2 de Trabzon'a uçağım vardı. Elimde kocaman olmasa da hayli ağır bir valiz (başıma ne geldiyse o yüzden geldi) ile kardeşim ve ben düştük yollara.. Elimde eşya yokken dahi amcam sağ olsun havaalanına bırakırdı beni, ama naasip işte, işi vardı onun, benimde bir sürü eşya :) Laptoptu valizdi taksiydi metroydu derkennn Havaş'a binebildim nihayet.. Ve saat tam 1 de Esenboğa hava alanına gittim. Şu ana kadar herşey mükemmel ilerliyordu, taa ki ben kontuarlardaki sırayı görene kadar.. O ne la, herkes mi öğlen uçağa binmeye karar vermiş.. Hadi bakalım dedik girdik sıraya, vakit geçiyor ama yok anam, gelmiyor sıra.. Neredeyse herkesin uçağı saat 2'ye galiba, etrafta bi gerginlik falan, birbirine patlıyo millet..Saat 1.35 oldu bana daha yeni sıra geldi, ama tabi yumurta da dayandı kapıya ;) Koydum valizi, bu ağır dedi kadın. Eee haklı tabi, 15 kilo bagaj hakkı benimki 23 kilo. Dedim tamam vereyim parasını, işten şöyle böyle ben burdan, ben veremem diyo bi yandanda birilerini arıyo ama o nalet telefonu açan yok. dedi ki hemen baştaki kontuara gidin onlar versin belgeyi. Bende bi telaş, bi yandan çanta ve bilgisayar, bi yandan koca valiz koş babam diğer kontuara, sıra var zaten, dedim böyle böyle anlattım, gidip para yatırcaksınız dedi, nereye dedim tee şurdaki bürolara, kalmış 5 dk, ben koşuyom hala, gittim kadın ne dese beğenirsiniz, onlara git sana bi belge versinler onu getir öyle parayı yatır. Hayy ben.. dedim ve koşmaya devam.. Bi gitti ilk kontuara, orda da kavga başlamış, ee herkes uçağını kaçırıyo, üstüne de valiz hattında sıkıntı mı ne var, durdurdular işlemleri, velhasılı kelam ordaki kavga ayrılana kadar saat oldu 1.45.. kapılar kapandı.. Ben mal gibi, elimde eşyalarla kaldım öyle.. O kadar sinirliyim ki anlatamam, ağlayacam bi yandan, eve gideyim desem 3 vasıta artı birsürü eşya.. Sonra neyse adamın biri dedi gidin bakın akşam uçağında yer varsa alın, bi de orda sıra bekledim maruzatımı ilettim falan, kaçırdığım uçağın biletini değişttirttim, üzerine de 50 lira ;) iyiydi aslında, 200 lira verenler bile oldu.. Oturdum 4 saat uçağı bekledim bi daha.. İşte o zaman farkettim aslında ne kadar çok uçağı kaçıran insan olduğunu.. O yüzden aman azizim, siz siz olun 1.5 sa önceden havaalanına gidin :)))