25 Temmuz 2012 Çarşamba

TESETTÜR ÜZERİNE..

Değerli bir kardeşim bir yorumunda paylaşmıştı bu yazıyı. O vakit blogda paylaştım ben de, ancak blogger ayarlarım bozulunca yeniden düzenleme esnasında kaldırmıştım yazıyı, bir vesile ile tekrardan paylaşıyorum.

Her hayrın başı olan Bismillah ile,
Şu yazıyı paylaşmak istedim. Osman Sertuğ Çalışkan'a ait bir yazı;
''TESETTÜR GİZLE(N)MEKTİR. Kılık, kıyafet ve tavırlarıyla “Ben buradayım!” diyenin başında tesettürden çok tereddütler vardır.

Tesettür, kadının sığınağıdır; şehvetin ve gayr-i meşru nazarların zehirli oklarından korur.

Tesettür, vücut mülkünü, Malik-ül mülke teslim etmiş ve tasarruf hakkını onun mutlak iradesine bırakmış bir kadının kulluk şiarıdır.

Tesettür, kadın ruhunun, dünyanın sahte ışıltısına çektiği perdedir.

Tesettür, sahteliğin sanal prangalarından kurtulmuş özgür kadının şükrüdür.

Hasılı, tesettür kulluktur.

Ama kulluk bedel ister. 

Allah insanı iddiasıyla imtihan eder derler.

İman ve kulluk bir iddiadir: “Nefis ve şeytanın rağmına, emanet ettiğin mülkü, senin için muhafaza etmeye ant içtim Allahım! Mülk senindir. İrademi iradene, nefsimi emrine teslim ettim!” demektir.

Bu iddia ispatı gerektirir.

İşte tesettür böylesine bir kulluk şuurunun ispatıdır.

O bir fantezi değildir. Her iki tarafı da razı etmenin aracı hiç değil!

İnsan ya Allah'a aittir ya da onun dışındaki şeylere...

Kendisini Allah'a ait hisseden, başkasının kendi üzerinde –O’nun rızası dışında- tasarruf etmesine razı olmaz.

Âlâ dergisi dindar kadını kime güzel gösterme himmetine soyundu?

Kadının kendisine mi? O zaman başkasının görmesine gerek yok.

Kocasına mı? Başkasının görmesine gerek yok.

Allah’a mı? Panter desenli ışıl ışıl eşarplarla, öyle mi?

Resulüne mi? Chanel Allure parfümle hem de!

Kim kaldı geriye?

Toplum... Yani dışarıdaki insanlar...

Bu da haramdı bildiğim kadarıyla...

Hz. Fatıma, menkıbeleri dinlendiğinde yalnızca ağlanacak bir figür değil, yaşanılacak ve hayatımıza aksettirilecek bir örnektir!

Panter desenli örtülerde, Gucci parfümlerin refakatinde, yeldire yeldire bu gidiş nereye?!

Hayırda kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder