23 Ağustos 2012 Perşembe

YİNE YENİ YENİDEN..

Döndüm Trabzona..
Geçmiş bayramınız mübarek olsun diyerek başlayayım uzun bi aradan sonra yazıma..
Tatilde Ankara'ya gittim efenim, gerçi hiiç mi hiç istemiyordum lakin, tüm aile üyeleri orada buluşacaktık, ayrıca 3 aydır görmediğim sevgili dostlarımla görüşecek ve dönerken de Ankara'da kalan bi kısım eşyalarımı getirecektim.. Nitekim saydıklarımın bir çoğunu yapabildim ;)
Bu bayram, ailemle başbaşa geçirdiğimiz 2. bayram. Normalde eş dost, varsa bi akraba ziyareti yapardık. Geçen bayram malumunuz umrede idik, haliyle sakin ama olabildiğine hoş bir bayram geçirmiştik..Bu sene de Ankara'da ziyaretsiz sayılabilecek hoş bi kaç gün geçirdik.. Gerçi ailemin bayramın son günü beni Ankara'da bırakıp Bursa'ya geçmesinden bahsetmiyorum size.. Tüm akrabalar Bursa'da toplanmış, bizimkiler de gitmek istiyor lakin, bi yandan da beni havaalanına bırakmak istiyolar. Eğer beni bıraksalar gece Bursa'da olacaklar, yahut beni bi 5 saat erken havaalanına bırakıp akşam üzeri Bursa'ya geçeceklerdi.. Ben buna müsade eder miyim? :)) Daha neler.. Ben giderim tek başıma dedim, bi baktım eşyaları toplayıp sabahtan yola çıktılar.. Ya hu bi ısrar falan etselerdi  :)) Bu olayı anlattım ya aklıma düz adam sami'nin hoş bi karikatürü geldi; benimki de bu hesap işte..

Yeterince güldüyseniz, ben anlatmaya devam edeyim efenim ;) Şaka bi yana bayağı ısrar ettiler ama ben kabul etmedim, kendi kendime geldim eve kadar.. Artık arada değiştirdiğim dolmuş, otobüs ve taksilerin sayısı bende kalsın ;))

Trabzon'a indiğim an derin bi nefes çektim ve bir kere daha anladım ki, burası benim olmak istediğim yer.. Bu şehirde yaşamalıymışım en başından beri ;) Rabbim fikirlerimi değiştirmesin.. Konya'da okurken de memnundum halimden. Şehrin sakinliği hoşuma gidiyordu. Gerçi Trabzon'un Konya'ya göre en büyük avantajı kaybolmanız imkansız gibi, denizi arkanıza alın, her yere gidersiniz ;)) Ama Konya, ahh dümdüz Konya, bizde aşağı yukarı kavramı vardır ya, işte o yüzden o düzlükte kaybolmuşluğum çoktur ;)) Neyse ne diyorduk, Trabzon.. Hoş yer vesselam.. Ankara'da 4-5 günü zor tamamladım, arkadaşla 2 saat iftar yapalım dedik, eve gidiş geliş 6-7 saate patlıyo.. Büyük şehir bana göre değil anladım :)
Tecrübeyle sabittir, istemediğin yerde yaşanmıyo.. Yani duruyosun ama ben ona yaşamak demem :)  O yüzden şöyle diyoruz :)

 Bulunduğun yeri beğenmiyorsan, değiştir.. Sen bi ağaç değilsin :)



3 yorum:

  1. tatlım birde Trabzon resmi koysaydında bizde hasret giderseydik.hayırlı günler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Su an bilgisayarim yanimda degil, pazartesi ilk is bir suru fotograf paylasmak olacak zaten :)) insallah.. Selametle..

      Sil
  2. Bismillah ile,
    Kur'an da yağmur kavramı geçen kaç ayet var diye baktım. 17 tane. Değişik tarzlarda anlatıyor.
    ''Allah, bulut(lar)ı hemen harekete geçiren, rüzgârları gönderen; sonra onu (o bulutları) gökte dilediği gibi yayan ve onu parça parça edendir. Derken aralarından yağmurun çıktığını görürsün! Nihâyet onu kullarından dilediğine isâbet ettirince, onlar hemen sevinirler.'' RUM SURESİ-48

    Bu ayette dikkat çekici olan yağmuru anlattıktan sonra ''onlar hemen sevinirler'' vurgusu. Bu vurgu bazı meallerde ''derhal yüzleri güler'' diye geçiyor. Sonuçta ayet yağmur ve mutluluğu bir arada vermiş. Şu an yağmurdan daha fazla keyif aldım :)

    Maesselam, Maeddua..

    YanıtlaSil