12 Eylül 2012 Çarşamba

KLEO, GEL PİSİ PİSİ..

Çok güzel şeylerin fotoğrafını çekmeyi sevmiyorum, çünkü gördüğüm gibi güzel çıkmıyorlar fotoğraflarda.. Bu nedenle doyasıya izlemeyi tercih ediyorum. Gün batımını, harika bir doğa manzarasını, çok mutlu bir anı.. Fotoğraf çekip zaman kaybedinceye kadar iyice bakıp zihnime kazıyayım istiyorum. Sanırım bu yüzden eve aldığımız kedi hakkında 1 haftadır yazı yazmıyorum. [Evettt, sonunda bir kedim var!!! Annecim burada  öğrenip de kızmazsınız umarım :)] Fotoğraflarını çekip güzelce tanıtayım diye bekledim kedimi, ama bende bu tembellik oldukça kedi yaşına girer de hala size anlatmamış olurum :)

Her şey geçen hafta yeni ev arkadaşımla birlikte [sahi artık bir ev arkadaşım var :)] eve giderken oldu. 3. kata gelmiştik ki komşunun eşi ve çocuğuyla kapının önünde olduğunu gördük, başımız yerde yolumuzda ilerlerken onunla karşılaştık, yerde ayakkabılarla oynuyordu. Allahım tam hayalimdeki gibi bir yavru kedi. Hani lafın gelişi değil, gerçekten de tammm istediğim gibiydi :) Ben tam ev arkadaşıma nolur noolurr onu alalım diyecektim ki o benden önce davrandı, kediye elini atıp, bi yandan komşuların şaşkın bakışları arasında "alıyoruz!" dedi :)) Oleyyy diye bağırmadığım kaldı sevinçten :) Hemen eve geçtik, başladık kediyle oynamaya. Zaten belli ki ev kedisi, hem temiz hem de oyuncu :)) Arkadaşın kaktüsleri için aldığı kumu da kedimize feda ettik, bir geceliğine idare etsin diye :) Seviyorum şu kedileri, hemen kapıyor tuvalet alışkanlığını :) Hele o tavşanlardan sonra, inanın kedi beslemek çok kolay :)

Durun ya, kolay mı dedim kedi beslemeye? Vazgeçtim.. Hele böyle zıppır bir kedi ise, evi dar ediyor size.. Deliksiz uyku ise rüyalarda kaldı :) İlk gün banyo yaptıktan sonra sokuldu koynuma, beraber uyuyoruz.. Gece 3-4 gibi canlanıyo, daha da sıkıysa uyu. Normalde bilen bilir, uykudan uyandırılmak kadar sinir olduğum bir şey yoktur :) Ama Kleo'ya nasıl kızılır :) Ha sahi demedim da, adı Kleopatra, çok uzun biliyorum, o nedenle Kleo diyoruz :) Tahminimce Bengal ile tekir kırması bir kedi, güzellikten nasibini almış, alımlı, zarif.. Yani işte bakınca Kleopatra diyesiniz geliyo, fotoğrafları paylaşınca daha iyi anlarsınız. 

Evde sizi karşılayan birinin olması da ayrıca güzel. Kapıyı açmamla tam karşımda dikilir vaziyette buluyorum onu. Gerisi tüm evi çınlatan miyavlamalar.. Eteğime tırmanmaya çalışıyor, ayaklarıma dolanıp yerde taklalar atıyor, kucağıma çıkıp yumuluyor hemen. Ama iyi sorumluluk gerekiyor kedi bakımı için. Mesela sabah evden apar topar çıkarken mamasını vermeyi unutmuşum. Neyse ki geceleyin bolca yemişti, ama eve gittiğimde açlıktan çıldıran bi kedi göreceğim muhtemelen :D

Kızımız yaramazlığının yanı sıra pek zeki, pek uyuz bir şey :) Geçenlerde bi arkadaş bizdeydi, korkuyor kediden. Kedi de fark etti ya sağdan soldan kıza yanaşıyor. Kız kalkıp gerisin geriye kaçarken de üzerine üzerine gidip iyice korkutuyor. Rezil ediyor beni misafirlere :))) Yakında kimse gelmek istemeyecek evime :)

Bak yine dayanamadım, bi fotoğrafını paylaşayım da gerisi sonra gelsin :)



Ahh öyle işte efenim.. Bir hafta önceye göre inanılmaz farklılaştı hayatım :) Yeni bir ev arkadaşı, bir kedi, ve iş yerine gelecek olan bir bayan arkadaşşşş :)) Sonuncusunu dört gözle bekliyorum inşaAllah, Rabbim hakkımızda hayırlı kılsın..

Hayırda kalın..
Vesselam, veddua :)






5 yorum:

  1. Bismi Hayy ile,
    Kesinlikle belirteyim ki masum bakışların altında ciddi bir yaramazlık gizli :) Müthiş anlaşılıyor. Bu yaramazlık yapıp peşinden duygu sömürüsü de yapar :) Ama cidden tatlı birşey. Bakışlarını çok sevdim. Poz vermiş gibi. hani bu poz bitse de biraza yaramazlık yapsam sıkıntısı havası :)
    Ve aklıma ne geldi. Ashab-ı Kiram'dan en çok hadis rivayet eden sahabe olan Ebu Hureyre (R.A.) Ona bu ismin verilme nedeni kedi yavrularını çok sevmesidir. Zaten bildiğim kadarıyla Hureyre kedi yavrusu, kedicik anlamında bir kelimeydi. Çevirdiğimizde ''kediciklerin babası'' tarzı bir anlam var. Bu noktada bu korumayla yakında bir isim takılırsa şaşırmayın :))
    Maesselam, Maeddua..

    YanıtlaSil
  2. Tespitleriniz çok yerinde :)) O an için çektiğim yaklaşık 20 fotoğraftan tek net olan bu, o da iyi bir anına denk geldi de poz verir gibi baktı :) Fotoğraf çok net değil diye kedinin güzelliği belli olmuyor, ya da şöyle demeli, asıl onu benim gözümden görün :))
    Ebu Hureyre (r.a.)'nın kolunun altında kıyafetinin içinde daima bir kedi yavrusu taşıdığını duymuştum.. Ben de çok isterim gerçi, eziyet olmadığını bilsem çantamda hep bi yavru taşırım :)
    selam ve dua ile..

    YanıtlaSil
  3. efendim, şu blog da olmasa hiç haberimiz olmayacak sizden. Trabzon, yeni arkadaşlar, yeni bir kedi derken, nerde kaldı eski dostlar. Hani şöyle bir dürtmesem hatırlayacağın da yok. Bir kedi kadar da mı değerimiz kalmadı:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dostun eskisi mi olurmuş cano :) Kalbimin en güzel köşesinde sizin yeriniz :)) Biliyorsun yaa işler güçler yani, yoksa hep dualarda ve akıldasınız efenim :)))

      Sil
  4. Bak Kral görüyormusun dünyada ne şanslı kediler var evde yaşıyorlar. Sende daha bahçe köşelerinde kulübeni bekle dur.! Ama olsun sende heryere geliyorsun benle surat asma lütfen..

    YanıtlaSil