1 Kasım 2012 Perşembe

GIYBET HAKKINDA..

Epeydir yazmak istediğim bir konu Gıybet, zira sık sık hatırlatılması gerek biz unutkan insanlara..
Üniversite yıllarında katıldığım sohbetlerde özellikle iki konu beni çok etkilerdi, tesettür ve gıybet.. Çünkü her ne kadar layıkıyla yerine getiremiyor olsak da hamd olsun namaz, oruç, kuran-ı kerim'i okuma gibi ibadetlerimizi yapmaya çalışıyoruz, amma kazandığımız sevapları silip süpürecek gıybeti görmezden geliyoruz.  Günahını bilmiyor muyuz?, sanmam, pek çoğumuz kul hakkı yemenin ne denli büyük bir günah olduğunu bilir, çünkü her şeyi affeden Rabbim kul hakkına karışmıyor, onu kulun kendisine bırakıyor. Öyleyse bizim güvencemiz ne, herkesin kendini kurtarmak için elinden geleni yapacağı kıyamet gününde birinden hakkını helal etmesini isterken biz neye güveniyoruz sahi?
Bir de şöyle diyoruz ya, ne yani yalan mı söylüyorum, dediklerim doğru işte..! Yalan desek zaten iftira, ki Rabbim iftiranın her türlüsünden korusun, doğru söylesen gıybet.. Ee konuşmayalım mı o zaman? Aynen öyle,  ahiretimize faydası olmayacak şey hakkında konuşmayalım. Değil mi ki Hz. Ebubekir mecbur kalmadıkça dünya kelamı konuşmazdı. Rabbim onun gibi olmayı nasip etsin ama hiç değilse gereksiz konuşmayı azaltabiliriz. Sanmayın ki bunları size diyorum, ilk başta kendime kızıyorum çünkü çok konuşan bir insanım.. Ama Cennet'i kazanmak da kolay değil be azizim..
Biz gıybet orucu tutardık, her gıybet ettiğinde bi fakire şu kadar sadaka vereceksin diye, 1 günlük 1 haftalık gibi.. Bir de gıybet edenleri susturmak var, hemen çıkışırlar sana, en iyisi bi uyarıdan sonra ortamı terk etmektir, günahına ortak olmaktan iyi. Ve asıl zor kısmı, hakkını yediklerinden helallik istemek. Kırmadan nasıl yaparsın ki? O yüzden dilini tutmak daha iyi.

Bu konuyu bir kere daha hatırlamama ve hatırlatmama sebep, oxvamu kardeşimin paylaştığı şu yorum idi, Rabbim sebep olandan oldurandan ebeden razı olsun..
''Mahşer gününde bazı insanlar bakacaklar ki :
Defterlerinde çokça namaz, niyaz, hac, kur’an okumalar ve bir çok ibadetin yazılı olduğunu görecek ve şaşıracaklar. Diyecek ki:
Ya Rabb, ben bunlardan hiçbirini yapmadım ki bu nasıl olabilir?
Cenab-ı Hakk : “Falancalar senin gıybetini yaptılar bende onların ibadetini onların defterinden sildim senin defterine yazdım” der.
Ve mahşerde bazı insanlarda amel defterlerinde yaptıkları ibadetleri göremeyince şaşıracaklar ve hayret edecekler. Ya Rabb, yaptığımız ibadetlerimiz nerede diyecekler. Allah; onlara: “Siz falancanın gıybetini yaptınız, sizin amelleriniz onun defterine geçti.” diyecek.''

Dua, selam ve baki muhabbet ile.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder