23 Ocak 2013 Çarşamba

NE GÜZEL BİR GÜN..

Doktoraya başvuruydu, seminer sunumuydu, tatildi, aile ile zaman geçirmeydi derken birer birer gitti arkadaşlar, yalnızlığı seven benim için bile iş yerinde yalnız olmak büyük bir eziyet imiş anlamış oldum.. Pazartesi günü bunaldım kaldım, Salı gününü biraz daha kolay atlattım ve bu sessiz sakin ortamda çalışmaya başlasam ne süper olur dedim, iyi de oldu hani.. Bugün ise yapmam gereken epey şeyi yaptım, ve fark ettim ki, yalnız da çalışabiliyorum ya hu :) 

Doğum günümü bu şekilde işlerimi hallederek geçirmiş olmak, iyi hissettiriyor.. Hala kendimi genç hissediyorum, ama küçükken hayalini kurmadığım yaşlara geliyorum. İşte o çok enteresan. :) Ocağın 23'ünde girmiş olduğum 23. yaşımda bir şeylerin farklı, daha iyi olacağını hissediyorum. Kuvvetle muhtemeldir ki bunum sebebi doğum günümün Mevlit Kanili ile aynı güne denk gelmesidir.. Bu akşam, pasta yeyip doğum günümü kutlamak yerine bolca dua, tespih ve salavat eşliğinde Efendimiz (s.a.v)'in doğumunu kutlamayı nasip eden Rabbime hamd olsun..

Siz değerli okurlarımın da kandilini en içten dileklerimle kutlar, bu gecenin hayırlara vesile olmasını dilerim. Ümidim o dur ki, dualarda buluşuruz..

Baki selam, dua ve muhabbetle..

22 Ocak 2013 Salı

ASR SURESİ..

"Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir (İbrahim Suresi 52. Ayet)"

ASR Suresi








"Asra ant olsun ki,
insan mutlaka hüsrandadır (ziyandadır).
Ancak iman edip salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesna"

Ashaptan iki kişinin karşılaştıkları zaman biri diğerine Asr süresini okuyup da ardından selamlaşmadan ayrılmadıkları rivayet edilmiştir.

Mehmet Akif Ersoy da bu sure ile ilgili duygularını şu sözleri ile dile getirmiştir.
"Halikin na-mütenahi adı var, en başı Hak
Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak
Hani, Ashab-ı Kiram, ayrılalım, derlerken
Mutlaka "sure-i Vel-Asrı" okurmuş bu neden?
Çünkü meknun o büyük surede esrar-ı felah
Başta iman-ı hakiki geliyor, sonra salah
Sonra hak, sonra sebat, işte kuzum insanlık
Dördü birleşti mi yoktur sana hüsran artık."


Selametle..

21 Ocak 2013 Pazartesi

DEĞİŞİKLİK..

Severim değişiklikleri azizim, iyi geliyor bana..
Tıpkı dün gece saat 3'te aklıma esip de blogumun adresini değiştirdiğim ve bir çok kişinin takip yörüngesinden kaybolduğum gibi, arar ara aklıma eser değişiklik yapmak.. 

Gerçi blog mevzusu uzunca süredir aklımı kurcalamaktaydı, kendi ismimi kullanmayı seviyor ve istiyorum, ama ailem ve arkadaşlarımın iyiden iyiye blogumu keşfetmeleri, dahası bölümdeki öğrencilerin yazılarımı okuma düşüncesi, blog adresimi değiştirme düşüncelerimi hızlandırdı. 

Sonuçta yazmayı çok seviyorum, bi yerden sonra ihtiyaç haline geliyor. Düzenli yazmayı küçüklüğümden beri isterdim ama düzensiz biri olunca, bilmiyorum gerçekleştiremedim işte.. En kötüsü de erasmus programı ile yurtdışındayken bile hiç not tutmadım. Ama Türkiye'ye döndükten sonra düşündüm de o anıları unutmamalıydım, aldım elime defter ve yazdım.. 3. sınıf yoğun bir yıldı, o yüzden şimdi deftere baktığımda hep vize, final ve projelerden dert yandığımı gördüm, yine de çok güzel.. Son sınıfta mezuniyet hediyesi olarak birbirimize deri kaplı defterler aldık. Harbi deri hemde, leş gibi kokuyodu :) Uzunca müddet yazı yazamadım. Mezun olup da ailemin yanına dönünce, baktım sıkılmaya başlıyom, aldım elime defteri ve yazdım, yazdım..
 
Sonra Ankara'ya gittim, yüksek lisansa..Vaktimin çoğu evde internette geçiyordu, hazır düzenli yazmaya da alışmışken site açma hayalimi de gerçekleştireyim dedim.. Blog kulanmak daha kolaydı, ama blogger bana hep soğuk gelmişti, ben de blogcu'dan bir hesap açtım.. Blogu açma amacım yurtdışı ve umre anılarını anlattıktan sonra kendi bölümüm olan endüstri mühendisliği hakkında bilgi paylaşmaktı.. Ne mi oldu? Öyle bir arkadaş çevresine girdim ki, herkes aşk adına, hayat adına, gündelik paylaşımlarda bulunuyor.. Ne olduğunu anlayamadan günlüğüm haline geldi blog.. Sizden iyi olmasın çoookk da güzel arkadaşlarımız oldu orda, okuldan çıkıp koşa koşa eve gider, üzerimi değiştirmeden bilgisayarı açıp blogcu'ya girerdim, gece boyu yayınlar, gırgır şamata.. Harikaydı.. Taa ki site bozulana kadar.. Saçma sapan bir girişim sonucu siteyi facebook tabanlı bir yer haline getirdiler..herkesin sayfası tek tip oldu.. Çok zor zamanlardı, çünkü herkes birer birer ayrılıyordu ordan.. Blogspot yeni trend olmuştu.. Ne kadar karşı koyarsak koyalım biz de ayrıldık zamanla.. 

Geldim, ama bir türlü alışamadım buraya.. O eski sıcaklığı bulamadım. Blogumun adı, adresi, tasarımı ne olursa olsun, yeterince tatmin edici olmadı.. Bir de üstüne üstlük ailem ve arkadaşlarım iyiden iyiye okumaya başlayınca yazdıklarımı, hepten bi acaip oldum, yazamaz oldum, sanki her an biri birşey diyecek :))

Yeni bir blog açıp oraya taşınayım dedim, ama inanın o kadar yaratıcılıktan uzağım ki, bir adres bir isim bulamadım.. En son dün gece uykusuzluk ile cebelleşirken amannn ne olursa olsun dedim, veeee işte böyle, adresi değiştirdim.. Şimdi siz değerli izleyenlerim dışında, dışarıdakilerin beni bulması biraz daha zaman alacak.. Bu arada bol bol dedikodu yapmayı planlıyorum :D:D:D

İşte böyle sayın okur.. O deri kaplı deftere ne mi oldu? Blog yazmaya başladım başlayalı bir köşede hüzünle beni bekliyor.. Umarım hüzünlüdür yani :)))

Neyse, hadi sen sağ ben selamet..
Dualarda buluşmak ümidiyle.

18 Ocak 2013 Cuma

ÇOĞUMUZUN AYNI OLDUĞUNU BİLMEK BENİ RAHATLATIYOR


Bazen çevreme bakıyorum, ya hu herkes mi normal, bir ben mi böyleyim diye :) Sonra bu resmi hazırlayanı düşünüyorum, yok bee herkes muhtemelen benim gibi diyorum :)
Rahatlıyorum..
Niye bilmem :)
Ha belki de bugün bu döneme son veriyor olmamdandır :)
Proje neyin her şey bitti, hamd olsun, tabii ki sınav gözetmenliklerine devammm :)
O değil de, bu işin bütünleme sınavları var, bi de her öğrenci finalden çıkarken bütlerde görüşürüz hocam diyo :) Ya hu yazıktır tatilinize diyom, gidin gelmeyin diyom ammaa kime ne :)
Velhasılı kelam, bugün günlerden Cuma, Trabzon güneşli, hava hafif esintili, her şey iyi her şey güzel, elhamdülillah..
Cuma'nız mübarek olsun,
Selam ve dua ile..

10 Ocak 2013 Perşembe

SEVGİ PITIRCIĞI.. :)

Mesleğimde yükselecek olmak beni heyecanlandırsa bile, şu araştırma görevliliği zamanlarımı epey özleyeceğim sanırım.. Geç vakitlere kadar okulda kalmak, kâh oturup çalışmak, kâh bir arkadaşın odasını işgal edip çay-kahve-yemek molası vermek (mola dediysem çookk uzun bi mola).. Dün elimizdeki soruları bitirecez diye akşam 10'a kadar okulda kaldım, ki en erken ayrılan bendim, malum evim uzak.. Yakın civarda oturan arkadaşlar gece 1-2 demeksizin kalıyorlar odalarında.. Düşünün kimseler yok, koskoca binanın kapıları kilitlenmiş, her yer kapkaranlık, öğrencilerden ve hocalardan uzak, arkadaşlarının arasında bir çalışma mekanı.. İşte bu yüzden bi araba almalıyım diyorum, akşam geç vakitlere kadar çalışmak demek eve gidişte epey sıkıntı yaşamak demek çünkü :)) Gerçi araba alınsa bile, Trabzon sokaklarına hangi deli cesaretiyle çıkılır bilmiyorum :D

Yaa öyle işte azizim, şimdi doç. olsam falan, akşamları tek mi takılırım okulda diye düşünüyom, ahhaaha bendeki de iş işte, daha master bitmemiş, doç olmanın planlarını yapıyorum :)) Ama sonuçta, planlı yaşamak iyidir ya hu :)

Bu arada yeni açılan bir bölümde asistan olmanın kolaylıklarını sonuna kadar yaşıyoruz, ama şu final döneminde makine müh. sınavlarına da gözetmen olarak atanmamız münasebetiyle çok yorgunum, çookk.. Şu iki haftada 10 sınavda gözetmenlik yapacağım, yaklaşık ikişer saatten 20 saat.. Bir de anfilerde gözetmen olmak var yaa, koştur dur o merdivenlerde.. :) Ama şikayet edemiyorum bile zira makineci arkadaşlar 20 sınava giriyormuş diyolar, bildiğin eziyet yaa.. Daha da komik olanı, geçen arkadaşlardan biri siz bu gözetmenliklerden para alıyo musunuz diye sordu, herkes öyle sanıyomuş.. Yok azizim, nerdeee :))

Böyle anlatıyom falan ya, hamd olsun çoookk mutluyum işimde. Farklı ortamlarda çalışan pek çok arkadaşım var, aldığı maaş ne kadar yüksek olursa olsun, her biri işinden mutsuz.. Bazen bakıyom tek ben mi huzurluyum diye, tam bi sevgi pıtırcığı gibi hissediyom kendimi :))

Yarın sabah 8 de ve 10 da iki gözetmenliği olan biri olarak, şimdilik bana müsaade..
Karla karışık yağmurlu Trabzon'dan selamlar.. :)