24 Şubat 2013 Pazar

URFA'YA GİTTİM, YEDİM İÇTİM :)

Tam yazmaya başlayacağım ki, Kleo daldı odama, laptopun önüne kuruldu :) Ama bu sefer durmak yok, yola devam..
Evet efendim, gün itibariyle 1 haftayı buldu ailemin yanından, o caanım şehirden ayrılıp da Trabzon'a geleli. Kendimi ancak toparlayabildim desem yalan olmaz. Zira hem o kadar yeyip hem de o kadar gezince hal kalmıyor insanda.. İlk olarak gezdiğim gördüğüm benim olsun, size yediklerimi anlatayım dedim ve koyuldum işe.. 
Malumunuz 1 hafta kısa bir süre, bu sebeple yemeyi planladığım her şeyi yemek nasip olmadı, ama doğruya doğru, yediklerim yetti de arttı. Et canavarı benim için bile bu kadarı fazlaydı :)
Bu arada hangi yemeğin hangi şehrin meşhur yemeği olduğunu bi kenara bırakın yazıyı okurken, zira bana kalsa tatlısından kebabına her şeşy Urfa'nın sanki, ama şimdilik o tartışmaya girmeyeceğiz :)
Evettt ilk olarak yıllardır yemesi nasip olmayan tepsi kebapları ile giriş yaptım muhteşem bir haftaya. Tamamen kendi yaratıcılığınız ile hazırlayabileceğiniz oldukça kolay olan tepsi kebabı inanılmaz derece kolay hazırlanmasının yanı sıra bir o kadar lezzetli. İşin sırrı kuyruk yağında olmalı lakin bizimkiler "yağsız olsun, sağlıklı olsun!" gibi bir mantıkla kuyruk yağı kullanmıyo, yine lezzetli oluyor gerçi, ama olmuşken tam olmalı. :)
Aşağıda gördüğünüz fotoğraflar soğan kebabına ait, tek yapacağınız yarım yağlı kıyma almak, birde ufak boy soğan. Soğanların kabuğunu soymaya gerek bile yok, uçlarını kesin yeter, sonra tepsiye bi soğan bi parça kıymayı sırasıyla dizin.. Mahalle fırınınız yoksa dahi üzülmeyin, biz de götürmeye üşendiğimiz için evde pişiriyoruz, yanına lavaş (bizim tabirimizle açık ekmek) olsun yeter :)

 


Baktınız ki soğan ve köfteyle tepsi dolmuyor, hemmen alın bir kaç patates, bölün ortadan ve koyun tepsiye.. Dürümün içinde acaip hoş oluyo :) Yanına birkaç biber közleyin bir de salata, ohh miss :)
Benim için bu güzel yemekler hazırlanırken vejeteryan olan kardeşim ve riyazattaki ablam da unutulmadı tabii, Diyarbakır usulü kuru biber ve kabak dolması ile sarma yaptık :)


Yine bir başka gün de patlıcan kebabı yaptık, aynı mantık, sadece soğan yerine patlıcan diziliyor :) Yemeğin tek kötü yanı, pişen köftelerin küçülmesi :)



Bu arada, kebapların yanına şefin önerisi açık yahut tırnaklı ekmek. Gerçi başka alternatif düşünülemez :)



Ve piyangodan çıkan bir yemek, planlarım arasında yoktu bile. Yumurtalı köfte.. Çoğunuz bilirsiniz çiğköfteyi, işte bu onun kat kat güzeli. Normalde nasıl yapıldığını anlattığımda tadını bilmeyenler anlamıyor, mantıksız geliyor belki de, lakin yumurtalı köfte günlük oturmaların olmazsa olmazı :) Yapılışını aşama aşama çekmek isterdim gerçi, lakin biz gittiğimizde köfteye çoktan başlanmıştı, içine köftelik bulgur, soğan, isot, salça gibi malzemeler konularak bulgur yumuşayana kadar iyice yoğruluyor. Bir yandan içine konacak yeşillikler hazırlanırken diğer yandan bol yağın içinde bir sürü yumurta ile omlet hazırlanıyor. Şunu unutmayın, yağ gerçekten çok bol olmalı :)





Yumurta pişerken yeşillikler köfte ile karıştırılıyor, ve kaynar haldeki omlet de köfteye ekleniyor, tek yapmanız gereken son kez harmanlamak.. Sonrası ise tabaklara servis.. Tabaklara servis de önemli gerçi, tüm köfte tepsinin ortasında toplanıp dikdörtgen şekle getiriliyor, kişi sayısına göre bölünüp avuç içinde yuvarlanıp tabağa konuyor ve üzerine dört parmakla iz çıkarılıyor.. Neyse anlatınca olmadı da, yemesi güzel işte :)




Son olarak da yanına bolca marul, tere, turşu, salata ve ekmek ile servise hazır hale geliyor :)


Vee içli köfte de yaptık ya, ölsem de gam yemem. Hem de basit bişeymiş ya hu dedim, Trabzon'da da yapcam ben :) Tabi biz urfalılar gibi köfte hamurunu saatlerce yoğurmuyoruz, kolayı var, sıcak su ile şişiriyoruz bulguru önce, sonra irmik, yumurta falan koyup ara ara su ekleyerek yoğuruyoruz, açılacak kıvama gelinceye kadar.. Bir yandan da kıyma ve soğanı ayrı ayrı kavurup sonra karıştırıyor, içine salça, baharat ve cevizi ilave ediyoruz.. Geri kalan, köfteleri hazırlamak :)


Tamam, köfte bu kadar kalın açılmamalı, inceltecez onu, zamanla :) İdare edin artık, bu ilk seferdi :)


Bu arada üçgenimsi olanlar annemin eseri, batman usulü müydü yoksa diyarbakır mı? Hatırlayamaıdm. Yuvarlak olanlar da benim eserim, bi kısmı yani :))


Benim tercihim kızartılmasından yana oluyor, amma evde herkeste bi "sağlıklı yemek" şeysi olması münasebetiyle köfteleri haşlayarak yedik, bu da bi yerin meşhur yemeğiydi sanırım :) Ben daha ziyade tadıyla ilgilendiğim için bilemeyeceğim.. Tek yapmanız gereken büyükçe bi tencerede kaynayan suyun içine köfteleri atmak, pişince bir tabağa alıp üzerine tereyağı gezdiriyorsunuz, sonuç: şahane :))


Emellerime ulaşıp bir gün de Sevgi Ciğer'den ciğer dürüm yedim. Amma fotoğrafını çekmek nasip olmadı. Napalım zaten dürümler eve gelene kadar soğuyo, bir de fotoğraf çekip de zaman mı kaybetseydim :) Tabii ki doyduktan sonra farkına vardım hatamın, nasıl yaptım böyle bir şey :) Yine de internetten bulduğum bir resim koyayım da bilin ne kadar güzel olduğunu.. Sağ taraftaki kuş başı, sol taraftaki ciğer.. Benim tavsiyem, Sevgi Ciğer'e gittiyseniz ciğer yemeniz.. Urfa'ya gidip de oraya uğramamak ise hayatınızın hatası olur :)


Daha yiyeceğim çok şey vardı lakin dedim ya, ahh vakitsizlik. Mesela bir lokantanın terbiyesiz tavuk'u varmış, harikaymış, yine bir yerin ciğerini çok övdüler ama nasip olmadı.. Onu bunu geçerim de iki şeye yanarım, bir lahmacun yiyemedim, bir de künefe.. Onlar da bir dahaki sefere, inşAllah :) En azından umudum var, o da olmasa nasıl yaşanır bunlarsız; 



Yine de ağzımızı tatlandıracak şeyler yok değildi hani; işte size Şıllık tatlısı :))


Kendisi krep gibi incecik bir hamurun bol ceviz ile rulo halde sarılması, dilimlenip ve şerbetlenip ikram edilmesinden ibaret enfes, adı gibi hafif bi tatlı :)

Gece gece ben dahi acıktım resimlere bakarken.. :) Bu anlattıklarım urfa sofrasının ufak bir kısmı, daha doğrusu zahmetsiz kısmı olmakta.. Daha ne yemekler var amma yapan yok.. Biş şimdilik yediklerimizle idare edelim.. O zaman şimdilik hepinize iyi günler, keyifli okumalar..

Bir sonraki yazımız olan Urfa postunda görüşürüz, ne zaman olursa artık :)

14 yorum:

  1. ÇOK GÜZEL GÖRÜNÜYORLAR... GECE GECE YAPILIR MI BU BANA....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inanın yazıyı yazarken sizin kadar ben de çektim, bu yiyecekleri ancak 1 yıl sonra tekrardan yiyebilecek olmanın vermiş olduğu ıstırap tahmin edilemez :) Lakin umarım siz daha önce yiyebilirsiniz :)
      İyi günler..

      Sil
  2. ne yaptın betüş sen yaaa öldürdün beni :)))))
    onları bensiz nasıl yedin hiç mi vicdanın sızlamadı ......offf çekiyorum hem de nasıl

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh be Pınarım, düşünmez olur muyum, hepiniz aklımdaydınız, hatta fotoğraflarını çekerken bir yandan üzülüyordum canınız çekecek diye, amma görün bilin istedim, ne yemekler var oralarda :D Bu arada anlattıklarım basit yemekler, tepsi kebaplarını deneyebilirsin evde :D

      Sil
  3. Bismihi Subhanehu...
    Şehr-i İstanbul'umdan şehr-i Trabzon'a O'nun selamıyla...
    Hafta sonu yokluğumu fırsat bilip yine yapmışsın yapacağını diyesim geldi :D Kendimi bir posta hazırlamıştım. Ama bu boyutlusuna hazır değildim. Oldu mu şimdi :)... Ayrıca hani postun sonunda mırra ve su olacaktı. Siye pek bi kırılasım geldi. Neyse... Gençliğine ve kebaplara bağışlıyorum :D...
    Bu aradaiyi ki Urfa sofrasının ufak bir kısmını anlatmışsın. Büyük kısmını falan anlatacaksan önceden bir uyarı postu yaz. Hangi tarihte yayınlayacağını yaz. Ben o tarihte sabah sabah değil daha geç bi saatte gireyim. Böylece iş motivasyonum Urfa sofrasına kurban gitmez. Şu an bir üçgen kurdum burada... Yanımdaki simit, karşımdaki Urfa mutlağı ve dahi ben. Oysa ben simidimle mutlu olacaktım yahu :))) ... Simidinde hayallerini yıktın benimde :)...
    Rabbim gününü ve işlerini rast getirsin.
    Maesselam, maeddua.. Baki muhabbetle.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve Aleyküm Selam ve Rahmetullah ve Berekatühu Ebedeb Daimen..
      Aman efenim, bilseydim bu kadar kötü olacağınızı, paylaşmazdım inanın :D Gerçi az çok tahmin ettiydim ya neyse.. Urfalıların yaptığı pek çok yemeği biz de misafirlikten misafirliğe yeriz, öyle herkesin harcı değil yapabilmek.. İşte bu gördükleriniz nacizane bizim yaptıklarımız :D Hamd olsun.. İnanın mırra işi de çıktı aklımdan, nasipda Urfayı anlatırken değinelim ona da :D
      Ha bu arada simidinizin kıymetini bilin, olan var olamayan var..
      Allah'a emanet olun,
      Baki selam, dua ve muahbbetle..

      Sil
  4. 1,5 senedir Urfadayım 15 kilo aldım:D Gülmeli mi ağlamalı mı?:))Burdan gidersem tek özleyeceğim şey YEMEKLERİ:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağlanacak halimize gülelim en iyisi :) Ahh o yemekler yok mu, bir lahmacun yiyemeden geldim ya, aklımda kaldı inan :D Çok fena, çookk.. :D

      Sil
  5. Bismihi Subhanehu..
    Postlarda derin bir sessizlik oluştu. Fırtına öncesi sessizlik mi bu? Hani hemen ardından sağanak biçiminde post mu yağacak? Yoksa yoğunluklara bodoslama dalıp yazacaklarını da erteledin mi acep :)
    Cuma'n mübarek olsun..
    Baki dua, selam ve muhabbetle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoğunluk ile tembelliğin muhteşem karışımı ;) işte benim halimin özeti ;)
      Yazmayı çok istiyorum lakin ne enerji ne de vakit var, bu ikisini aynı anda yakaladığım taktirde ise yatmayı tercih ediyorum :)))
      Sizin de Cumanız mübarek olsun efendim, en Emin olana emanetsiniz..
      Baki selam, dua ve muhabbetle.

      Sil
  6. Bismihi Subhanehu..
    Yoğunluk-tembellik paradoksu çok hoş bir denklem olmuş. Çıkamadım işin içinden. En iyisi çıkmaya çabalamadan içinde kalmak :))
    Uyku için enerji ve vakit bulunması ise paradoks ötesi bir boyut. Sen Urfa'da epey aşmışsın yahu :D..
    Baki dua, baki selam ve baki muhabbetle ... Fiemanillah...

    YanıtlaSil
  7. Bismihi Subhanehu...
    Ülke sınırları içinde misin? En son Uranüs civarında görüldüğüne dair rivayetler var :D
    Kolay gelsin...
    Baki dua, selam ve muhabbetle.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman efendim ev sınırları içinden çıkamıyorum, ne ülkesi ne gezegeni :)))
      Hamd olsun çok yoğunuz da, buraya girmeye vakit bile kalmıyor.. Ama geleceğim elbet, inşAllah :)
      Şimdilik dualarınızı eksik etmeyin,
      Baki selam ve muhabbetle.

      Sil
  8. ya bunların hepsini bir günde bi yediniz:) bu nasıl bir olay insanın aklı duruyor bakaca yemek içmekten kesildim:) ürktüm haydi hayırlısı hele o soğanlı hadise maşallah insanlar nelere imza atmışlar.

    YanıtlaSil