20 Haziran 2013 Perşembe

PART 1 - SARAYBOSNA

Sarajevo - Sarayova - Bosnasaray - Saraybosna

600.000 i geçkin nüfusuyla Bosna-Hersek'in başkenti ve en büyük kenti olan Saraybosna; Müslümanlık, Katoliklik, Ortodoksluk ve Museviliğin yüzyıllardır bir arada yaşatıldığı, bu nedenle Avrupa'nın Kudüs'ü gibi haklı bir benzetmeyle anılan, eşine az rastlanır muhteşem bir şehir.

Karadenizi aratmayan yeşili ve dahi engebeli değil bilakis düz olan arazisi ile yeşile doymuş bir Karadenizli olan benim gönlümü fethetmeyi başardı. Ve tekrardan gidilip görülmesi gereken, hatta mümkünse yerleşip yaşanılması gereken şehirler listemde ikinci sırayı aldı. Birincisi pek tabii ki Medine.

Avrupa'da pek çok şehir gezmiş bendeniz için Saraybosna tamamen farklıydı, hiç biriyle mukayese dahi edilemezdi. Sebepleri kentin güzelliğinden ziyade yaşayanların güzelliği ve tabii ki düşünmeden et yiyebilme özgürlüğü :) Et düşkünü benim için Avrupa'da tavuk dahi yemeden geçen günler aylar zihnime geldikçe, %90 a yakın müslüman nüfusu ile Saraybosna "helal ürün"lerin rahatça bulunabildiği bir cennet :) En güzeli de birbirine selam veren müslümanlar. Selamün Aleyküm ve Allaha emanet en sık duyacağınız cümleler.

Neyse geçeyim fotoğraflara bari. Gerçi pek çok fotoğraf çektim ve kabul edersiniz ki hepsini buraya ekleyemem, ama işte elimizden geldiğince :)

Gezi programıma ters olsa da ilk olarak Aliya İzzetbegoviç'in anısına hürmeten onu kabri ile başlayayım.


Bosna Hersek'in efsane devlet başkanı, bilge kral, Saraybosna'daki şehitlikte yatmakta. Rabbim rahmet eylesin. 


Şehitlikten aşağı doğru verince kendinizi, tarihi meydana iniyorsunuz. Ara sokaklar, arnavut kaldırımı yollar.. Geze geze gider iken izlemeye doyum olmuyor..




Ve burdan sağa kırdınız mı Baščaršija'ya gelmiş oluyorsunuz. İşte tarihi Başçarşı.
Tarihi Sebil'i ile zihinlerde yer eden Baščaršija, 16 y.y. da kurulmuş önemli bir Osmanlı çarşısı. Meydanı üç taraftan saran dükkanlar ile Saraybosna’daki birçok önemli yapıyı yaptıran Gazi Hüsrev Bey’e ait camiler, hanlar ve medreseler ve  bulunmakta bu alanda.








Başçarşı’nın hemen girişinde yer alan ve şehrin en önemli  simgelerinden olan Sebil, 1753 yılında Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu tahta kubbeli  çeşme önünde bir fotoğraf çektirmeden şehirden ayrılmamalı diyorlar.


Başçarşıya inmişseniz ve aç iseniz siz de bizim gibi gezmeden önce yemek yemek isteyeceksiniz. Bilhassa yememiz gereken iki yemekten bahsetmişlerdi, ćevapčići (inegöl köfte gibi aynen) ve tabii ki boşnak böreği :) Şahsım adına Cevapi'yi bir kere yemeniz yeterli ama bulduğunuz her börekçiye girin, her çeşidinden yiyin :) 



Yemeğin üstüne türk çayı bulabileceğiniz bir kaç yer var lakin tercihimiz her zaman kahveden yana. Boşnak kahvesi de bildiğiniz Türk kahvesi, tek kişilik cezve, kulpsuz fincan ve lokum ile servis ediliyor. Her ne hikmetse o kadar kahve içtim de şu cezveleri bi dolu çekemedim. Nasip boş fincanaymış :)


Yemekten sonra çarşıda geziye devam.. İlk durağımız Moriça Han.Başçarşı’da yer alan önemli yapılardan olan  Moriça Han, 1551 yılında yapılmış, 1697 yılında çıkan yangından sonra restore edilmiştir. Halen Gazi Hüsrev Bey Vakfı’nın  malı olan Moriça Han, ortasındaki kafeleri, satılan otantik ürünleri, ipekleri ve kilimleri ile bana tam anlamıyla Bursa Kozahan'ı anımsattı. 






Handa hala iş yerleri bulunmakta. Biz gittiğimizde genç müslümanlar derneği çalışanları ile karşılaştık, sohbet ettik biraz.  



Hanın bahçesinde oturup hoş sohbet eşliğinde çay kahve ile boğazımızı ıslattıktan sonra gezmeye devam ediyoruz. Sıradaki durak yine çarşının içinde bulunan Gazi Hüsrev Bey Camisidir. Saraybosna'nın en önemli Osmanlı eserlerinden biri olan bu camii 1531 yılında Gazi Hüsrev Bey tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Bosna Savaşı sırasında hasar alan cami daha sonra 1996 yılında aslına uygun olarak restore edilmiştir.





Cami avlusunun karşı tarafında yer alan medrese, 1537 yılında Gazi Hüsrev Bey tarafından yaptırılmış. Yanında daha küçük ebatta bulunan Kurşunlu Medresesi var. 


Avludaki şadırvanın ahşap işlemeli tavanına yedi farklı yazı stilinde "Biz her şeyi sudan yarattık." (Enbiya 12/30) meâlindeki âyeti kerîme özenle yazılmış. 



Resimde çok net görülmese de bu yapı saat kulesi :) Saat kulesini süsleyen alaturka saat, Avrupa'da bu sistemle çalışan tek saat olma hususiyeti taşıyor.


Camiden çıkıp çarşıda gezmeye devam ediyor ve Bezistana giriyoruz. Burası Gazi hüsrev bey bezistanı, hediyelik eşyalara bakmaktan fotoğrafını çekememişim iç mekanın, yanarım da ona yanarım :) Bildiğiniz kapalı çarşı gibiydi gerçi. Ha bi de unutmadan, fiyatlar çarşının genelinden daha ucuz burada :)



Bu kadar gezmenin ardından çarşıdan ayrılıyor ve Saraybosna sokaklarında gezmeye devam ediyoruz. :)

o da bir sonraki posta inşAllah :)

Selametle..

6 yorum:

  1. Bismihi Subhanehu..
    Şehr-i İstanbul'dan, mübarek ve güzel bir günün başlangıcından Rabbimin selamı can dost hükmündeki kardeşimin üzerine olsun. Cuma'n mübarek olsun.
    Bosna'nın bende çok farklı bir yeri var. Bosna savaşı sırasında arkadaşlarımdan oraya gidip şehit olanlar ve gazi olanlar var. Bu açıdan benim için önemi ve özelliği farklı. Birde tarihçilik var damarda. Postunu okuyunca Rabbim nasip ederse gideceğim yerlerden olan Bosna'ya acilen gidesim geldi. Seneye bununla ilgili bir organizasyonu nasipse ben yapmak istiyorum. Balkanlarda 2 nokta hedefim içinde. Bir tanesi ata topraklarım olan Selanik, diğeri ise Bosna. Ya nasip..
    Bu arada Moriça Han'ın Bursa koza hana kapısı benziyor. Tek fark koza hanın kapısı büyük. Bilmiyorum ne kadar zamandır Bursa'ya gitmiyorsun. Ama belki orada da koza handa kulpsuz fincanlardan kahve içmişsindir. Ben bugün nasipse 5 günlük tatile çıkıyorum. İstikamet nasipse Bursa. Bursa'ya gidip Koza Handa kahve içip kitap okumamak çok ayıp olur kanımca :) Ben iyisi mi böyle bir ayıba düşmeyeyim. Bekle beni Bursa.. Nasipse geliyorum :)
    Bosna ile ilgili aslında gezdiğin yerlerde yok edilmeyenleri görmüş durumdasın. Ondan çok daha fazlası yok edildi. Yok ede ede bitiremediler. eserleri ve kimlikleri yok etmeye çalıştılar. Başaramadılar. Savaş öncesi Bosna inanç açısından vahim durumdaydı. Sırp ve Boşnak ayırt edilemez haldeydi. Savaş süreci ve sonrası çok daha farklı. Hani diyorsun ya ''genç müslümanlar derneği''.. Onların ''g'' harfi dahi yoktu.
    Rabbim razı olsun Aliya ile başlayan süreç çok farklı. Rabbim ondan ebeden razı olsun. Yattığı yerin şehitlik olması çok manidar.
    Neyse şimdilik benden bu kadar yetsin. Son işleri toparlayayım. Bugün başka giriş yapamazsam postları toptan bakarım haftaya nasipse.
    Baki selam,
    Baki dua,
    baki muhabbetle..
    Fiemanillah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bursa'da geçmiş olan güzel bir tatilin ardından hoş geldiniz efenim, şeref verdiniz :)
      Rabbim şehit arkadaşlarınıza rahmet eylesin, gazilerden de ebeden razı olsun.
      Moriça Han'ın Koza han ile benzerliği yadsınamaz ama ben Koza han'ı daha çok severim, Bursa'da olmasından dolayıdır belki de :) Umarım bol bol kahve içmeye ve dahi kitap okumaya zamanınız olmuştur.
      Bosna postlarına devam edeceğim, asıl Mostar ve diğer yerleri görmelisiniz, o ne güzellik.. Şu bahsettiğiniz planı yapın ve gidin inşAllah, en kısa zamanda :)
      Selam ve dua ile efendim,
      Baki muhabbetle..

      Sil
  2. Gerek resimler gerekse anlatım tek kelimeyle muhteşem. Yalnız merak ettiğim bir şey var. yapmış olduğunuz bu anlatım yazısını gezi anında mı yazıyorsunuz yoksa eve döndüğünüzde resimlere bakarken mi yazıyorsunuz. gerçi gezerken yazmanız çok zor ama evdeyken de yazmak kolay olmasa gerek işin büyüsü kaçıyor olsa gerek.

    YanıtlaSil
  3. Çook teşekkür ederim, nacizane zatımı mahcup ettiniz :))
    Gezi anında yazabiliyor olmayı dilerdim lakin demiş olduğunuz üzre çok da kolay değil. Yine de bir yerleri gezerken aklımda cümleler kurmaya başlıyorum, sanki burada yazıyormuşum gibi :) sonra eve geldiğimde resim klasörünü en baştan ele alıyor, geziyi ayrıntılarıyla aklımda canlandırıyor ve bir şeyler yazıyorum, Rabbimin izniyle.. Hayırlı geceler dilerim, selametle..

    YanıtlaSil
  4. Bismihi Subhanehu..
    Rabb-i Rahim olanın selamı üzerine olsun. Cuma'n mübarek olsun.
    Öncelikle hoşbuldum.
    Ve akabinde Koza Han bir acaip atmosferdir. Benzerlikler olsada Moriça ile arada, Koza Han bir başkadır.
    Not1: Kahveyi bol içemedim bu seferlik. Kitap konusunda hamdolsun :)
    Not2: Bosna gidişi yapabilirsek ve 1 adet artık oraları bilen rehber gerekirse şehr-i Trabzon diyarına haber uçuralım mı :)
    Not 2'nin notu: Biliyorum yoğunsun. Kötü fikirdi :)
    Ve şimdi Bosna Part 2'ye detaylı bakalım.
    Maesselam, maeddua.. Baki Muhabbetle..

    YanıtlaSil
  5. Aleyküm selam ve rahmetullah,
    bilmukabele efenim, sizlere de hayırlı Cuma'lar..
    not2'yi okuduğum anda hemen hayallere daldım, sahi bir daha gitsem ne güzel olur, gezdirebilir miyim ki birilerini hem, ama gidip görmeli be ya diye kendi kendime konuşuyordum ki not 2'nin notunu gördüm, sahi nereye gidiyon otur çalış bitir yüksek lisansı dedim :) Olsun, hayal kurması da güzeldi :)
    Part2'ye bakın olmuş mu? olmuşsa 3'e geçeceğim :D
    Selametle inşAllah..
    Baki dua ve muhabbetle.

    YanıtlaSil