5 Eylül 2013 Perşembe

TATİL DEDİĞİN YORMAMALI ADAMI..

Ama öyle olmadı. 

Önce ev taşıma olayı vardı, ramazanda bir daha bu işe girmem (İnşallah). İki kız başımıza sözde eşyaları taşımaları için tuttuğumuz adamlardan daha çok eşya taşıdık, öldük bittik resmen. Bir daha kesinlikle profesyonel hizmet alacağım ama şimdilik şu manzaraya değdi be! :)


Eve henüz tam yerleşmemişken yıllık izin alıp tatile çıkayım dedim. Gerçi sağ olsun ailem Artvin'den yanıma kadar gelip, hem yeni evimi görüp hem de beni alıp götürdüler Artvin'e.. Ramazan ayının son haftası ile bayramı da geçireceğim caanım memleketime.. :) Ahh Artvin ve dahi ahh bayramda Artvin. Severim seni ama kalabalık zor ya hu! 17 yaşında evden ayrılmış ve bir şekilde yalnız başına yaşamaya alışmış biri iseniz, 11 kişi ile 'bir haftalığına da olsa' aynı evde kalmak biraz zor oluyor.. Hani işin gülme eğlenme kısmı fevkaladenin fevkinde lakin olay bu kadar değil. Bir kere oda başına nereden baksan 3 kişi düşüyor, yani şöyle bi inzivaya çekilip 10 dk'lığına da olsa kafa dinleyeyim diyemezsin. Hele bir de bu olanlar bayram vaktinde ise.. Bi kapı çalıyor sanki herkes anlaşmış gibi 15-20 kişi bayram misafirliğine geliyor. Gelenleri mi öpüp karşılayalım, baklava tabaklarını mı hazırlayalım yoksa bulaşıklarla mı uğraşalım? İşte böyle böyle, kâh gülerek kâh yorularak geçirdik bayramı.. Hamd olsun onca kalabalıkta dahi kalp kırıklığı olmadan, bilakis pek çok güzel anı ile döndük evlerimize..

Neyse sarayım Artvin tatilini başa..Buraya gelmeyi ısrarla isteme sebeplerimden biriydi yaylamız 'cengelek'. Kaç yıldır gitmiyordum, epey de özlemişti. Bu sefer daha kısa süreli oldu ziyaretimiz ama asıl böylesi makbul, tadı damağımda kaldı çünkü :) Cengelek.. Başka giç bir yaylaya benzemez güzelliği. Havası ayrı güzel suyu ayrı :)




Evett yaylamızda ağaç falan yok, daha doğrusu 3.000 m'ye yakın bu yükseklikte ağaç ne arar.. Hava her daim buz gibidir lakin güneş de fena yakar. Kazak giymeden ve soba yakmadan yaşamak namümkün :) Yaylanın karşısındaki sırtta (ki yürüme mesafesi bi kaç km olan yüksek bi tepe) kartal yuvası adlı bir yer vardı. Şu vakte kadar hiç tırmanamamıştım oraya kadar. Malum Konya'nın ovasına alışan biri napardı yokuşlarda. Ama artık bir Trabzonlu olarak 'yeaa yokuş da nedir' diyerek çıkabildim oraya, ve bir taş da ben koydum yuvaya :))


İşte böyle.. 2 gece kaldığımız yaylada bir gün cadi gevreği bir gün de buğday gevreği yiyerek döndük Şavşat'a..


Gitmekten zevk aldığımız bir diğer yer de 'Gağma Şavul', köyümüz yolu üzerinde, dedemlerin eskiden yaşadıkları bir mahalle imiş, şimdilerde bir kaç ev var, onlarda yazdan yaza dolarsa iyi.. Geri zamanlarda tüm orman ayı ve yaban domuzlarının işgali altında :) Burada yapılacak bir kaç şey vardır; bostanlara inip ne bulursan cebine doldurmak, mangal yapmak, sobada anneannenin pişirdiği kabakları bekler iken balkonda eşsiz manzara eşliğinde beklemek.. Aynen şu şekilde;





Odunları da mangal için kıralım dedik, daha doğrusu babam bize kırmayı öğretmeyi denedi. Bi odunu kırabildiysem bi de kendimi yaraladım, ne arar bizde beceri :))

Sonra bir de Ardahan'a gittik. Şavşat'a gelenler için en klasik şeydir kaşar peyniri ve bal almak için Ardahan'a gitmek. :))



Vee dönüşte de eşsizzz Şavşat manzarasına bakakaldık, biraz da tefekkür ettik..



 İşte böylece bir tatili daha bitirdik.. Kurban bayramına hak getire nerede oluruz :)

Selametle..

3 yorum:

  1. Bismihi Subhanehu..
    TATİL DEDİĞİN YORAR ASLINDA ADAMI..
    NOT: Bu başlık işe başladığım ilk gün ''benim tatilim bugün başladı'' cümlemin yansımasıdır :)
    Öncelikle hayat bana öğretti ki, taşınma sırasında en az taşıyanlar yoruluyor :) Tecrübelerle sabittir..
    Bu yıl bulunduğum yerde göreve başlayan bir arkadaşım Şavşat'lı.. Memleketi sorduğumda Artvin dedi. Sorum şu olmuştu: ''Şavşat mı Yusufeli mi? ''.. Hayatımda en çok tanıdığım Artvinliler Şavşatlı. Bir sen eksiktin diyesim yok merak etme :)
    Dua et 11 kişiymişsiniz. Ya ''anne, baba, çocuk'' tanımlı çekirdek aile olsaydınız.. 15-20 kişi gelseydi. Hangi işbölümünü yapacaktınız :) Acilen şükret kanımca..
    Daha önce belirtmiştim. Bursa'da sitemizin yarıdan çoğu Artvinli demiştim. Baklava kelimesi geçince aklıma geldi. Hayatımdaki en hoşuma giden baklavayı G.anteplilerden falan yemedim. Aytaç teyze vardı. Onun baklavasına doyum olmazdı. Rahmetli annem bayramlarda yapabilir misin abla derdi. Hiç kırmadı bizi. Rabbim ikisine de rahmet etsin.
    Bu arada kartal yuvasına koyduğun taşı niye kırmızı bir halkayla çembere almadın ki. Bileydik iyiydi. Yolumuz birgün düşerse yaylaya ''aha bu taş'' diyemeyecek miyim yani :)
    Anlaşılan o ki yoruculuğu perdeleyen güzelliklerle dolu bir tatil olmuş.
    NOT: 1 otobüsçük bahar aylarında ''Sümela'' gezisi düzenleme ihtimalim var. Henüz planlama aşamasındayım. Birkaç yıllık plana yayılacak. Yolumuz o diyara düşerse bir rehber lazım olursa ( hatta olmasa bile ) , oradan gezimize katılacak, üniversitede görev yapan, yakında Bosna'ya gitmiş, bu yaz Urfa ve Artvin'e giden bir tanıdığın var mı acaba :))
    Baki dua, selam ve muhabbetle.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil
  2. Aman azizim çekirdek aile de olsak, şimdiki gibi de olsak evdeki kız sayısı belli, büyüklerimize iş yaptıracak halimiz yok ya, yine bize bakıyo mutfak :)
    Bu arada Allah rahmet eylesin. Artvinliler baklava gibi hamurişi hususunda pek becerikliler, ben de bizimkilerin yaptığı cevizli baklavayı hiç bir yere değişmem mesela :)
    Taş koyduktan sonra tekrardan resim çekmedim, yoksa benim koyduğum taş orda olacak da üzerinde kırmızı harflerle 'bu taşı betül koymuştur' yazmayacak.. Şaşarım öyle işe :)
    Şahsım adına sümelaya tekrardan çıkmamaya niyetliyim :) O kadar da görülecek bir yer değil hani. Manzara desen de, 'şavşat'lıyık biz, manzaranın âlâsı bizde :)) Hem de siz turistlere önerim bahar aylarında değil, yaz aylarında gelin. Mayıs bile olmasın bak :) Sonra demedi demeyin. Rehber hususunda ise, ohoo burda herkes rehber :) Ama bosna'yı da görmüş olsun dersen, sayıyı biraz indirgeyebiliriz :) Merak etmeyin ama, kentimiz misafir sever, geleni iyi ağırlarız :))
    Şimdilik selametle.
    not: sağlık durumları iyidir inşAllah..
    baki dua ve muhabbetle..

    YanıtlaSil
  3. Bismihi Subhanehu..
    Evdeki kız sayısından çekirdek aile sayılırsınız. Bu ayrıntıyı nasıl pas geçmişim ki :)
    Ve evet Aytaç teyzenin baklavası cevizliydi. ''hiç bir yere değişmem''lerden biri de benim..
    Taşın resmini nasipse seneye çekersin artık. 1. taşdönümü gününde :)
    Sümelaya ben 1 kez temmuz ayında gittim. Maçka'ya kadar bir şey yoktu. Ama çiseleyen yağmur altında tırmanmıştım. Arabayı epey aşağıda bırakmıştım. Ama o manastır cidden konum itibariyle tefekkürü tetikleyebilecek bir konumda. İlla Şavşat diyorsan diyecek söz bulamam. Ancak yaz aylarında gelemeyiz. Okul kapalı olduğundan grubu toparlayamayız. En iyi ihtimal Haziran ilk haftadır bu açıdan.
    Biz rehber olarak ''herkes'' olanı talep etmeyiz. ''Herkes'' olmayandır her daim tercihim. Bosna görmüş, Urfa , Artvin'e 2013 yılında gitmiş biri pek makbule geçer. Bu özellikleri taşıyan biri var mı yakınında :)))
    Toplantıya ramak kaldı.
    Not: Sağlık durumuyla ilgili Rabbime hamd ederim. Bu konuyla ilgili ilk fırsatta mail atarım. Duaların için Rabbim razı olsun.
    Maesselam, maeddua.. baki muhabbetle.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil