26 Kasım 2013 Salı

KAHVE BAHANE, SOHBET ŞAHANE..

Akşam 5'i geçti mi bina yavaş yavaş boşalıyor, geriye çalışma vaadiyle bekleyenlerin hoş sohbetleri kalıyor :)

Geçen akşam bu sohbetimize eşlik eden şey benim için bulunmaz bir nimetti, Türk kahvesi. İş yerinde çay ocağı olanlar, sürekli içenler için bir şey ifade etmeyebilir anlattıklarım, ama okulda iş ortamımız tam anlamıyla "kendin pişir kendin ye" :)

Kahve kolik benim için ilk günler zor geçmişti okulda, sade nescafe falan da bir yere kadardı, kahve makinemi de Ankara'da bırakmıştım ve yenisini almayı da istemiyordum, malum Trabzon'da geçiciydim. O zaman imdadıma french press yetişmişti, ki yalnız bir kişi için gayet iyiydi :)


Yukarıdaki resimde de göreceğiniz üzre, french press ayarında öğütülen kahveden 2-3 ölçü koyuyordunuz ve demlenmeye bırakıyordunuz, 4 dk sonra kahve hazırdı. Bir süre sonra bölüme alışmış olmanın verdiği hal itibariyle misafirlerim olmaya başladı, ama bir kişilik bardakta sürekli kahve yapılmazdı. İşte tam o zamanlardı yeni kahve makinemle kavuşmam, arkadaşlarımın (sağ olsunlar) doğum günü hediyeleriydi.


Ne yalan söyleyeyim, bu makine çok dayandı bana, kahve ihtiyacımı da çook iyi karşılamakta. Ama işte Türk kahvesinin de yeri pek bi ayrı, değil mi :) Böyle düşünen arkadaşlar dün ellerinde küçük bir tüplü ocak, Türk kahvesi ve bakır cezveyle geldiler odaya, hadi bi kahve içelim diye..


 Böylece ben de çeyizlik fincan takımımı kutusundan çıkarıp kullanabildim :) 


Malum bulmuşuz kahveyi ve ocağı, tam üç parti kahve yapıldı, işimiz ne, bi kaçar tane içtik bizde :)) Ha bu arad, iş yerindeyiz diye tabakları süslemiycez mi sandınız? Daha neler :))

3 yorum:

  1. Bismihi Subhanehu...
    Bir önceki posta yazdığım yorumu ''Kahve faslına son 60 saniye...'' diyerek bitirmiştim. Büyük hata etmişim. O iş öyle olmaz böyle olur kabilinden bir postla bakakaldım. Yahu can dost.. İnsan sadece ''ben de kahveyi severim'' , ''benim de canım çekti'' falan der. Böyle tüm görsellerle, tanımlamalarla üstüme üstüme ne geliyorsun ki :)) Tamam hata ettim. Bir daha canım bişey çekse de yazmıyorum artık :) Sağın solun belli olmuyor. Şu an çay demleniyor bizim odada. Ama bunu bile yazmaya çekiniyorum. Sen çay bahçelerinden görsellerle başlar, porselen demlikler falan filan bir post yaparsın kalırım yine afal afal. Yok yok.. çay falan demedim ben.. Gaipten ses duydun :)
    Not: Kullandığın bakır cezvenin aynısı bende bulunmaktadır. Şurası kesin; çelik cezvelere göre tadı daha farklı oluyor. Ama benim favorim, bulabildiğim anda közde pişmiş Türk kahvesidir.
    Maesselam, maeddua, Baki muhabbetle.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte tam da o sözünüze binaen yayınlandı bu post, dedim benim de kahvem var, ben niye bahsetmiyeyim. Közde kahve önerisi burada da geldi, camın önüne bi mangal atıp közde de yapabiliriz yakın zamanda. O değilde hazır ocak bulmuşken en çok istediğimiz şey bi menemen falan, öğlen üzeri güzel olur :) Bakalım hayırlısı artık :D
      Selam, dua ve baki muhabbetle efenim.

      Sil
  2. Bismihu...
    Ben şıp diye anladım zaten sözümün posta yol açtığını.
    NOT: Zeki olmak güzel şey :))
    Dikkat edin kahveye köz olsun diye yakmayın okulu :) Aslında iki düşünce bir arada oluyor zaten. Komple bakır bir tavada güzel bir köz ısısıyla ama sabırla menemen yapmayı denemeli. Buradaki en önemli vurgu bakır tava. Menemen tüketilirken mevcut köz menemen sonrası kahve için değerlendirilebilir. Ayrıca köz bolsa birkaç patates gömülebilir. Kısacası ''bir taşla kuş katliamı'' :) Aklıma bizim burada arada kurum terasında kullandığımız mangal geldi. Epey büyük olduğu için ona göre düşündüm. Bir kahve içmekten söz eden yorumumla başladı herşey. Menemene geçtik, patates gömdük. Yakında ocakbaşı bir mekan açmaya falan kalkışabiliriz :))
    Not: Menemen acılı olsun. Acısız menemen anlamını kaybediyor :)
    Hani demiştim ya kahveden ocakbaşı mekana kadar geldi muhabbet. Yapıyorum arada bunu ben. Bir öğrencinin masa üstündeki kalem kutusundan hareketle öğrenciyi köprü altı tinerci çocuğu haline getirdim 30 saniye içinde. Biraz daha vakit olduğunda yazarım nasıl bunu başardığımı :)
    Maesselam, maeddua.. baki muhabbetle.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil