18 Aralık 2013 Çarşamba

BUGÜN GÜNLERDEN TRABZON :)

Her fırsatta bu şehri ne kadar sevdiğimi söylemesem olmaz değil mi? :) 

Geçen gün işe giderken havaya bakayım da ona göre giyineyim dedim, o da ne, her yer bembeyaz.. Trabzon ya hu burası, kar nasıl tutar burada? Hele de bir önceki akşam o kadar yağmur yağmış, her yeri sular seller götürürken. Okula gidemeyişler, gidince geri dönemeyişler arasında geçen giden bir kaç gün.. 

Bugün hava yumuşak, deniz turkuaz, gök berrak.. Bu gün Trabzon yine en güzel haliyle karşıladı beni, elhamdülillah. Sonra bu şehre ne kadar güvendiğimi fark ettim. Yani yağmur da yağsa, kar da yağsa nihayetinde en kısa zamanda havanın güzel olacağını, güneşin ve denizin parıldayacağını biliyorum, ve bu bana inanılmaz bir huzur veriyor. 

Sonra buradan gidecek olma düşüncesi geliyor aklıma, kim bilir nereye? Her ne kadar bu süreci ertelemek istesem de, aslında adım adım yaklaşıyorum. Seminerimi verdim geçen gün, geç oldu güç olmadı şükür. Şimdi önümde yapılması gereken bir tez, yazılması gereken 2 makale, katılmayı düşündüğüm bi sempozyum var. Çalışmaya bu kadar ihtiyacım var iken bu kadar başıboş gezmemiştim sanırım, önümde somut bir iş olmayınca kendi kendimi ikna edip de çalışmaya oturmak ne kadar zor :) İşte tam bu noktada biraz gaza ihtiyacım olduğunu bilmeni isterim sayın okur :) sen yapabilirsin, sen çalışkansın, başarılısın gibi her yorum itinayla beklenmekte.

Şimdilik bu kadar.. :)
Selam ve muhabbetle..

VE DAĞLAR YANKILANDI..


Epeydir yazmıyordum okuduğum kitaplar hakkında. Ama bu kitabı yazmalıyım..

"Ve dağlar yankılandı" Khaled Hosseini'nin son kitabı, "Bin muhteşem güneş" ve "Uçurtma avcısı" kitaplarının o sevdiğim yazarı. Heyecanla aldım kitabı, çok da güzel yapılmıştı giriş doğrusu; "...doğru ve yanlış kavramlarının ötesinde uzanan bir toprak var, seni orada bekleyeceğim.. (Mevlana)"

Güzel başlayan bu kitap tam olarak ne zaman gözüme batmaya başladı bilmiyorum, ama çoğu yerde dikkat çeken Amerikan sempatizanlığı cidden rahatsız etti beni. Yine önceki romanlar gibi Afganistan'ın perişan halinden, savaşlardan, el değiştiren yönetimlerden bahseden Khaled, Amerika'nın Afganistan'a gelmesinden, oraya özgürlük  getirmesinden!, onlara olan minnet borcundan bahsetmeseydi iyiydi. Bir de Amerika'ya göç eden Afgan asıllı ailenin kızlarının müslüman olduğu için uzak durmak zorunda olduğu eğlenceler, aktiviteler, tüm o güzellikler yok mu? Beni benden aldı. Ne zorluklar çekiyormuşuz da haberimiz yokmuş :)

Tüm bunların yanı sıra, önceki kitaplarına nispeten karakterleri de oturtamamıştı Khaled Hosseini. Kitap bittiğinde bu ne şimdi der gibiydim, daha bağdaştırılmış sonlar görmek istiyordum. Kitabın sonunu tahmin etmemi uğraştıracak, beni heyecanlandıracak bi nokta da yoktu. Yani diyeceğim o ki, o kadar beklentime göre bu kitap bir hayal kırıklığıydı.

Sıradaki kitap Jose Saramago'nun "Körlük" adlı eseri olacak, bitirdiğim gibi bir kaç şey yazmak istiyorum. Değerli birinden tavsiye üzerine edindiğim bu kitabın cidden enteresan bir konusu var ve güzel bir başlangıç yaptık. Bakalım artık :)

Haydin selametle..İyi