27 Ocak 2014 Pazartesi

YENİ BİR SAYFA.. OLAYLAR OLAYLAR.. :)

Artık kendime blogger diyemiyorum, zira buralara aydan aya ancak uğruyorum. Yaşamımdaki önceliklerimin değişmesindendir belki de, ya da tekrardan günlük tutmaya başlamamdandır, evde birşeyler yazınca, yine yeniden burada yazamıyorum nedense :)

Dün doğum günüm  ve aynı zamanda Trabzon'a gelişimin 2. yılıydı. //Sayın okur, yazar burada iki günlük kocaman bir hafta sonu tatili yaptı, şimdi devam ediyor// 20. yaşıma girdiğim zamanki hislerimi düşündüğümde, 24. yaşıma girmiş olmak hiçbir şey fark ettirmedi hayatımda. 2'li yaşlar çok hızlı geçer, anlamazsın derlerdi de inanamazdım. Bazen düşünüyorum da, küçükken ne kadar uzak gelirdi 24-25 yaşları, annemin bu yaşta evlendiğini düşündüğümde hele, hep epey bi geç evlenmiş gözüyle bakardım. Şimdi benden küçüklerin evlendiğine şahit oluyorum, omuzlarından tutup sarsmak, uyarmak istiyorum, durun siz daha çocuksunuz, napıyorsunuzzz! :) Şaka bir yana, gittikçe gençleştiğimi düşünüyorum, fiziken değil de ruhen. İnsanların yaşlandıkça çocuklaştığını düşünürsek, benim durumum da hayli normal..

Neyse, bu bi yana, göreve başlayalı iki koca yıl olmuş. Ne ara mezun oldum, ne ara işe başladım da iki yıl oldu. Heyy gidi. Lisans hayatımda sınıfın en küçüklerindendim /yaş olarak :)/ iş hayatında da öyle, ama şimdi üniversiteye gelen öğrencilere bakıyorum da, 94-95'liler.. ve daha yeni başlıyor.. Bu tarihler 2000'li yıllara geldiğinde kendimi nasıl hissedeceğim acaba :) Üniversitede çalışmak çok hoş, okul ortamında olduğum için sürekli lisans dönemimi hatırlıyor kendimi genç hissediyorum derdim ama bu doğum tarihi işi beni zorlayacak gibi.. Hadi hayırlısı :))

Yeni bir yaşa girmenin sonuçlarından biri olarak nefis muhasebesi yaptım geçenlerde.. Aman da aman. Beni ben mi yönetiyorum nefsim mi, işler çok karışık doğrusu. Buna dur demem gerektiğini fark ettim, canımın istediği her şeyi yapmamalıydım, yediğim yemekten, gittiğim yerlerden, izlediğim şeylere kadar. İlk olarak dizi izlemeyi bıraktım tekrardan (tiryakilerin sigara bırakmaya çalışması gibi bu durum, bi süre dayanıp sonra tekrar salıveriyorum kendimi), ve okumalıyım dedim, hani hırs yapcam ya, aldım bir ton kitap, başladım. Normalde çok seri okurum kitapları, ama internetkolikliğin verdiği dezavantajlardan biriydi çok uzaklaşmış olmam kitaplardan. Sanki bir tanesini hemen okuyacakmışım gibi, aldım elime üç kitap. İkisini akşamları evde, birini de boş saatlerimde işte okuyorum. Beklediğim performansın yarısını bile sergileyemedim ama olsun, yapacağım! :) Ve bitirebilirsem kısa zamanda inşallah, burada da bi kritiğini yaparız, zira çok enteresan kitaplar..

O vakit, şimdilik esen kalın..
Selametle..

1 yorum:

  1. Bismihi Subhanehu...
    Blogun kapanmadıkça hala bloggersin. Buralara aydan aya uğraman ölçü değil :)... ''gittikçe gençleştiğimi düşünüyorum, fiziken değil de ruhen'' demişsin. Anlaşılan o ki ''benim ruhum genç'' avunmasına pek bi erken kapılmışsın :)) Daha bu yaşta böyle demeye başlarsan sonrası ne olacak sayın yazar :) Şöyle 40,50,60..lara saklasan ya bu sözü...
    NOT: Şehr-i İstanbul'daki okur der ki; ruhun yaşı yoktur ki, gençliği yaşlılığı nasıl bir hal ola? :)
    Yaş değiştirmenin yapabilen için en güzel hali ''nefis muhasebesi'' bölümü. Birçok nefs matematik sorunlu olduğu için bu muhasebeden çaksa da, yaptığı muhasebeden hiçbir kusurunu bulamasa ya da kusurları başka nefislere yüklese de senin yaşında olanların çok az yapabildiği bir şeyi yapman harika. Benim nefis muhasebesi kısmında tek sorum vardır nefsime: ''Yaptıklarından ahiretine ne kaldı?'' Sonuçta ahiretime bir şey kazandırmayan herşey kocaman bir boşluk. Okuduğum, izlediğim, gezdiğim, dinlediğim, söylediğim vs vs vs... Ne için okuyorum, ne için izliyorum, ne için geziyorum, ne için dinliyorum, ne için söylüyorum... Bu cümle sonrasında aldığın bi ton kitabı merak ettim :) Listeni bekliyorum. Ayrıca kritiğini yapmanı da.
    Neyse.. Bugün sunumum var. Hep sen mi sunumla uğraşacaksın yahu :) 2 günlük hazırlık sonrası nasipse 11'de sunumlayayım biraz ortamı :) E hani dua?
    Şehr-i İstanbul'dan Can Dost'a baki dua, baki selam, baki muhabbetle.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil