18 Temmuz 2014 Cuma

GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZ KATLEDİLİYOR..

Haberleri takip edip göz yaşı döküyor, elimizden geldiğince yardım ediyor, dualarımızda acı çeken kardeşlerimize yer ayırıyoruz. İki dk sonra günlük hayatımıza dönüp gülmeye eğlenmeye devam ediyoruz. Hatta haberlerde vücudunun yarısı yanmış-parçalanmış çocukları görmeye dayanamıyor vicdanımız, kanalları hızlıca geçiyoruz. Sanki gözümüzün önünde olmasalar, gerçekte de yaşanmıyormuş bu olaylar gibi.. Elimizden daha fazla ne gelebilir onu da bilmiyorum, her içimiz acıdığında biraz daha maddi yardım yapıyoruz ama zamanla bunun sadece vicdanımızı rahatlatmak için olduğunu fark ediyoruz..

Etrafımda bazı insanlara denk geliyorum, Gazze için Suriye için üzülmeyen, işi ırkçılığa döken.. Suriyeli sığınmacılar için, ülkemizden gitsinler diyenleri görüyorum.. Suriye ya, Urfa'nın, yani bizim buranın komşusu. Bir kaç yıl önce buradan o kadar çok giden olurdu ki, hem gezmeye hem alışverişe.. Orası da aynı burası gibiydi.. Şimdi ise yüzbinleri geçen ölümler.. Burası gibiydi diyorum, bizi düşünüyorum.. Kolay değil ya bir insan için, can havliyle ülkesinden kaçmak, kardeşlerinin yanına sığınmak, çoğu zaman hor görülmek, kaldırımlarda kalmak.. O kapılar açılmasaydı diyenleri duyuyorum ya, Rabbim affetsin..

Sonra Arakan'da, Gazze'de, Türkistan'da sırf müslüman olduğu için işkence gören, öldürülen insanlar, çocuklar, bebekler..Yine de elimizden gelen en iyi şey dua, inanarak edilen içten bir dua.. Çünkü biliyoruz ki El-Kahhar (düşmanını kahreden ve perişan eden) ismiyle Allah, öç alanların en hayırlısıdır; ve diyoruz ki 'Zalimler için yaşasın cehennem'..

Bilhassa bu Ramazan ayında bol bol dua edelim ve acil yardım bölgeleri için elimizden geldiğince yardımda bulunalım inşallah..

Selametle..


17 Temmuz 2014 Perşembe

YENİ AİLELERE YENİ MUTLULKLAR :)

Arkadaşlarım ile iki muhabbetimden biri kedilere bağlanır, o derece manyağım sanırım. Ama napayım işte, şu hayatta kendime en yakın gördüğüm canlı grubu kedilerdir. Onlarsız bir hayat düşünemediğim gibi, 1-2 kedi de kesmiyor artık beni :) Sağ olsun ilk olarak arkadaşım sokmuştu aklıma, evde daha çok kedimiz olabileceği gerçeğini..

Kedi kediyi getirdi, onların bakımı bizi iyice bilgilendirdi, ki ev arkadaşım bu konuda profesyonel adımlar atmaya başladı. Uluslararası piyasada Cattery olarak da bilinen kedi evini kurdu kendisi, ardından da Türkiye'nin WCF(World Cat Federation) onaylı üçüncü derneğini açtı. Şimdi de tontiş yavrularımızı ful şecereli olarak yeni ailelerine gönderiyoruz. Bir dönemler bizim tattığımız mutlulukları şimdi yeni ailelere tattırıyoruz. Gerçi bizden ayrılıp yeni evlerine kavuşan torunlarımızın ne bizi ne de diğer kardeşlerini özlemeden hemen ortama uyum sağladıklarını duymak üzüyor bazen ama alışsınlar nolacak :))

Bu arada evde hayvan beslemenin çok zor olmadığını düşünürdüm, ama evdeki canlı sayısı arttıkça  işler çığırından çıkıyor. Bilhassa bebekler, piranha gibi yiyor, etrafta koşup oynuyor, dile kolay 14 bebiş :) Ama insanın içi gidiyor inanın, o birbirleri ile oynamaları, kulaklarını ayaklarını kuyruklarını ısırmaları, koyun koyuna uyumaları :)) Şimdi evdeki nüfusumuz azalmaya başladı, ama onları unutmak imkansız olacak sanırım, onlar bizim ilk torunlarımız.. Her birisi nevi şahsına münhasır karakterde, her biri ayrı tatlılıkta :)

Buyurun size güzel bir kedi şov;

İlk olarak Amelie'nin minnakları..






Bu yukarıdaki yavrular ilk göz ağrımız bebeklerimiz. İlk tecrübesizliğimiz.. Ve de ilk tecrübelerimiz.. Normal bebeklere göre çok küçük doğmuşlardı, özellikle Aynısefa ve Amber.. O çelimsiz bedenleri ile yaşayacaklarına ihtimal dahi veremediğim bu güzellikler tosun gibi oldular maşallah :)

İkinci batın Taco Bell'in minnakları..





Bu batında favori kedimin Betül Jr. olduğundan bahsetmeme gerek yok sanırım, adımı verişimden belli :) Evden son giden kedi olsun ki biraz daha çok vakit geçirelim istedim, dua ettim, oldu da :) Dursun daha çakal :)

Veee son olarak Turta'nın minnakları.. Evin enn tosunları :)






Kendilerinden öncekilerin bir ayda ulaşabildiği kiloda doğdu bu yavrular, o yüzden tosunlar :)) O kadar tombiklerdi ki, yattıklarında göbekleri koca bi top gibi oluyodu :) gel beni ye diyodu yani :) Yedik de yani :)

Şimdi nereden mi çıktı bu kediler yine? Özledim hepsini, hem de çok.. Ben ki, iş yerindeyken bile özlerim yavrularımı, bi akla hizmet çıktım yıllık izine.. Ne zamandır ayrıyım bu veletlerden, fotoğraf ve videoları ile hasret gidermeye çalışıyorum aklımca :) İşe yarıyor mu? Nerdeee..

Öyle işte sayın okur, kedi 'can'dır vesselam..

Senin de sevmen dileğimle..