21 Eylül 2014 Pazar

BİR PAZAR DAHA BÖYLE GEÇTİ..

Uzunca zamandır kitap-film-uyku üçlemesi arasında tembel bi haftasonu geçirmemiştim. Hatta o kadar iyi dinlenmişim ki cumartesi günü, pazar sabahı kalktığımda pazartesi oldu zannettim, sonradan hala pazar gününde olduğumu fark ettim, ekstradan sevindim :) Hava kapalı, çok fena yağmur yağacak gibi, ve ben Trabzon'u en çok böyle havalarda seviyorum. Çünkü Zeki Müren ve türk kahvesi en güzel bu havaya yakışıyor. Bi de kucağıma bi kedi alıp da camdan dışarıyı, yağan yağmuru seyretsem keyfime diyecek olmaz, lakin bizim kediler de hiç sevmiyo kucağı..

Bu arada evdeki kedi populasyonu epeyce azaldı. Öyle ki, artık odalarımıza geri döndük :) 14 yavrunun 13 ü yeni ailelerine ulaştı, bize hüzün onlara mutluluk götürdürler :) Marki babamızı da bi süreliğine İstanbul'a gönderdik, ki evdeki dişiler rahata ersin. Şu an 1i yavru 4 kedi ile kalakaldık, kişi başı iki kedi, olacak iş değil! :)) Son kalan yavrumuz Çuha;


Çuhayı vermek ile vermemek arasında gidip geliyoruz, torunlardan ayrılmak çok zor zira. Bari biri kalsın bizimle :) Bakalım son kararımız ne olacak..



Öyle işte sevgili okur,
Şimdilik bu kadar.. Hayırlı pazarlar :)

YEDİ GÜZEL ADAM..

Gece gece gelen yazma isteği.. Böyle anları değerlendirmek lazım!

Babamın küçüklüğümüzde bize kazandırdığı güzel bir özellikti dizi izlememek, gereksiz sürükleyiciliği ve dahi bağımlılığı sebebiyle dizi izlemeyin film izleyin derdi :) Ondandır pek çoklarının bildiği, o eski türk dizilerinin adını dahi bilmeyişim. Zamanla "ingilizcemi geliştirmek için" yabancı dizi izler oldum ama bağımlılığa dönen o alışkanlığımı da bıraktım çok şükür, sıgarayı bırakmak gibi zordu benimkisi :) Yabancı dizileri severim sevmesine ama türk dizilerine her zaman önyargılı olmuşumdum, gereksiz uzun seneryolar, tahmin edilebilir sonlar, yapay oyunculuk ve çekimler.. 

Bu önyargılarımı geride bırakarak başladım Yedi Güzel Adam'a.. Diziyi eleştirmeye başlamayacağım zira dediğim gibi türk dizileriyle aram yok, konusu da muhakkak reytinge kurban gidip değiştirilmiştir ara ara.. Ama yine de o büyük şairlerin hayatlarını öğrenmek, şiirlerini duymak beni benden alıyor :) her bölümünü heyecanla bekliyor oldum artık.. Dizinin sevdiğim her sahnesinden sonra durdurup, internette olayları ve şairleri araştırır oldum, bilmediğim pek çok şeyi öğrendim, bildiklerime hayranlığım arttı.. Yedi güzel adam'dan çoğunun Hakkım rahmetine kavuştuğunu öğrenmek üzdü beni, geriye bıraktıkları güzelliklere sevinsem de..

Neyse efendim velhasılıkelam internette sürekli şiirlerini araştırana kadar, kitaplarını almalıyım dedim. Seriyi oluşturmaya yavaştan başladım..

 

Araya bir de Cemal Süreya'nın Sevda Sözleri ile İkram Arslan'ın ikinci kitabı olan Halid bin Velid'i kattım.. Bu kadar kitap alınca heyecanlanıyorum, hangisinden başlayacağımı bilemiyorum :) ama idefix, d&r, kitapyurdu gibi yerlerdeki indirimler öyle çekici ki, orjinal bir kitabı 10 liraya alabilmek aklımı başımdan alıyor :)) 

Hey gidi.. Gençliğimizde orjinal kitaplar 20-25 tl olurdu da biz de gider 5 liraya korsan kitap alırdık.  Yazmanın zahmetini fark ettiğimde yazarların hakkına girme düşüncesi korkuttu beni, orjinal kitap alıyorum yıllardır, dahası alabiliyoruz çok şükür :)

Bu da böyle bi anımdır, bol okumalı geceler..
Selametle..