9 Haziran 2015 Salı

Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti..

Haziran'ı yarıladık neredeyse, ama Trabzon hala daha mevsim kargaşası yaşıyor.. Güneşten çok yağmur var.. Gerçi yazın sıcağını ve nemini düşününce şikayet edesim gelmiyor bu havalardan, serinlik iyidir :) Bugün şansıma bi ayrı güzel hava, öyle durup denizi izlemek istiyorum, haliyle işe gidesim de gelmiyor.. Şöyle home office bi işim olmalı aslında, sonuçta ben geceleri çok iyi çalışırım, ve bıraksınlar gündüzler benim olsun.. Alayım kitabımı, ineyim sahile.. Biraz okuyayım biraz dalayım, hayat böyle güzel değil mi sonuçta? :))


İnsanlardan duyuyorum bazen, boğazın manzarasını daha çok seviyorlar.. Karşıda bir kıyı olmalıymış, öyle olunca deniz daha güzel görünüyomuş.. Bilhassa geceleri.. Halbuki ben uçsuz bucaksız denizleri seviyorum, gökyüzüyle denizin birleştiği ufukları.. Ve bulutları :) Çok güzel hayaller kuruluyo bulutlara bakılarak, değil mi? :) 

Ama şu an için daha fazla hayal kuramam, vakit işe gitme vakti! :)

4 Haziran 2015 Perşembe

TEZ BİTTİ.. Geriye Ne Kaldı Şimdi??

İnanılır gibi değil, farkındayım, ama inanın bitti yüksek lisansım.. 20 yıllık eğitim hayatımın 5 te 1'ini kapsayan koca bir yüksek lisans serüveni.. Sırf keyfimden ve tembelliğimden uzattıkça uzattığım ama artık kaçacak köşe kalmayınca bitirmek zorunda kaldığım yüksek lisansım :) Evet artık bir yüksek mühendisim.. Ne işime yarayacaksa :))

Şimdi aylardır beklediğim en güzel kısma geldim, bomboş bir yaz dönemi.. Yapmayı ertelediğim bir sürü şeyi yapacağım, dolu dolu vakit geçireceğim bir yaz!.. O kadar çok hobim olacak ki arkadaşlarım yine kafayı yediğimi düşünecek :) Ha bu kadar işi ertelemenin nedeni çok çalışmam mıydı? Asla! Maalesef ki bu yüksek lisans döneminde çok çalışan biri olamadım, ama tez hep kafamdaydı.. Yerken, içerken, bir şeylerle uğraşırken.. O yüzden dedim ki kendi kendime, Betül önce bitir şu tezi, sonra yap ne yaparsan.. Bu kadar tembel olacağım benim dahi aklıma gelmezdi' Sonuçta çalışkan biriydim aslında, bu mesleği seçmemdeki etken de oydu :):) Ama ne olduysa oldu, Gazi üni. ile başlayan yüksek lisans maceram tembelliğimin de etkisiyle içinden çıkılmaz bir hal aldı. Peki nasıl bi bitti bu tez? Tabi ki arkadaşlarımın, bil hassa mesai arkadaşım Meltem'in yoğun destek ve baskılarıyla.. Tabii danışman hocamın ve hatta babamın baskı içerikli sözlerini de unutmamak lazım.. Sonuçta tipik bir Türk olarak son ana bıraktığım işleri hızlıca yoluna koyarak bitirdim gitti :) Ömrümden ekstra iki yılı yüksek lisansa heba etmiş gibi görünmeyeyim size, ben o kadar sevdim ki iş yerimi, bu şehri ve herkesi, ayrılmak istemedim buradan.. Uzattıkça uzattım, tadını çıkardım.. Ama maalesef beklenen son geldi, doktorası olmayan bir bölümden araştırma görevlisi olmanın hazin sonu; tüm düzenini bırakarak başka bir üniversiteye doktoraya gitmek..

Bir yandan elbette ki iyi bir doktora eğitimi almak istiyorum, ama buradan ayrılacak olma düşüncesi çok zor.. Bölüm, hocalar, mesai arkadaşlarım ve öğrenciler.. Hepsi o kadar iyiler o kadar tatlılar kii :) Hangi üniversitede bulurum bu ortamı Allah bilir.. Yine de her zaman dediğimiz gibi, hayırlısı!

Daha fazla drama yapmamalıyım zira cidden üzülüyorum. O yüzden planlarıma odaklanayım iyisi mi.. Çakıl taşlarından çok güzel bişeler yapmayı öğrendim mesela, bir sonraki postta paylaşmayı düşünüyorum.. Sonra dekupaj işlerim var bir sürü, boyalar ve objeler aldım sıralarını bekleyen.. Ve kabaşon cam boncuklarım var magnet yapmayı planladığım.. Bi yapayım, çok güzel olacaklarını düşünüyorum..  Bunun yanı sıra aldığım fotoğraf makinesini daha iyi kullanmak için gezilere çıkmak istiyorum falan filan.. Gördüğünüz gibi isteklerimin ardı arkası kesilmiyor :) Bakalım tembel betül ne kadar çalışacak bu istekleri için :D