13 Eylül 2015 Pazar

ÇAKIL TAŞI SANATI (PEBBLE ART)

Hazır yaz dönemindeyiz, sahile falan da uğruyorsunuzdur, o zaman benden demesi giderken yanınıza bir çanta alın ve toplayabileceğiniz kadar çakıl taşı toplayın.. Size muhteşem fikirlerle geldim!
Yine her zamanki gibi Pinterest'te geziniyor ve insanların yaptığı birbirinden güzel şeylere bakıyordum, bi kısmı için "ayy ben bunu yaparım" derken bir kısmına da saygıyla başımı eğiyordum :) ve aradığım şeyi buldum.. 3-5 çakıl taşı ve muhteşem komposizyonlar ile hazırlanmış şık ve bir o kadar sade tablolar.. Tek kelime ile büyüleyiciydi.. Tabloların tasarımcısı etsy sitesinden satıyordu eserlerini, 100-150 dolar gibi fiyatlara. Kendimi böyle durumda maalesef ÇİN gibi hissediyorum, güzel bir ürün görünce birebir kopyasını yapmak istiyorum, az buçuk beceriyorum da :) haliyle koyuldum işe. Üniversiteden ayrılan bir hocamızın ardında bıraktığı, elleriyle toplamış oduğu çakıl taşı yığını tam da bu iş için biçilmiş kaftandı. Bir başka arkadaştan da derinlikli çerçeve buldum ve hopp her şey hazır. İşte ilk denemeler şu şekildeydi;






Sonra işi bir adım daha büyüttük. Bu sefer taş boyamaya ilgi duymaya başlayan Meltem de benimleydi.. Alabildiğimiz kadar boyayı, fırçayı ve taşı alıp Meltem'in salonuna yığdık. Koca bir hobi odası :) günler boyu süren boyamalar ile çok iyi stres attık :) ortaya da ufak tefek eserler çıkardık :)




Ustalık eserim yukarıda gördüğünüz baykuş oldu.. Şimdilik dinlenmeye çekildim ( her fırsat bulduğumda taş topluyorum) :))

Gelelim kıssadan hisseye:
- Taş boyamam çok eğlenceli ve kolay bir şey.. Mükemmel işler çıkarabilirsiniz ortaya. Hemmen deneyin.
- Gidip de el yapımı şeylere dünya kadar para vermeden önce bi kendiniz yapmaya çalışın :)

Not: bu arada kullandığım boya akrilik su bazlı boyalar, ahşap boyamada kullandıklarımın aynısı..

İSTANBULLL..

Korkulu rüyam! Bir gün bu anın gelmesinden korkarken hem, kendi ipimi de kendim çektim aslen.. ÖYP tercihlerinden bahsediyorum ya hu, İstanbul'a geliyorum!

Yüksek lisansı tamamladıktan sonra (çok şükür) doktora için ÖYP kadrolarını beklemeye koyulduk. Sağ olsun YÖK epey bekletti, oyaladı bizi ama nihayetinde açıklandı yerler.. Bir sürü yer.. Şiddetle istediğim üniversite İTÜ, yaşamayı istediğim şehir Ankara.. Ankarada ev var, arkadaşlar var, tanıdık hocalar var.. İTÜ'de iyi bir eğitim var, ama hayat zor, evler pahalı :) Pek çok kriterin etkilediği seçimlerde etkili bir trade off analizi yaptım ve iyi bir doktora eğitiminin biriktireceğim paralardan ve arkadaşlarla gezip tozmaktan önemli olacağına karar verdim! Mantıklı mı?  Bilmiyorum! :) ama sonuçta İTÜ'yü başa yazdım yani, ve hani ilk tercihim gelmez, Gazi'ye gider Ankra'da rahat ederim belki derken ilk tercihim geldi, atandım İstanbul'a :/ Strese, korkuya ve hatta dehşete kapıldım, ilk gece uyuyamadım gördüğüm rüyalardan. Önceden de sıklıkla bahsetmişimdir, istanbul korkulu rüyam diye.. Ve şimdi ortalama 5 yıllık eğitim için oraya gidiyorum.. Ah Rabbim yardım etsin :) 

Şimdilik bu kadar sevgili okur, okula yakın ev bulma çabalarıma dönüyorum ben. Sanırım blogda bundan böyle İstanbul anılarım eşlik edecek size ;)

Selametle.