5 Nisan 2016 Salı

ÜSKÜDAR..

Hep diyorum ya, biri bana deseydi ilerde İstanbul'da yaşayacaksın diye, ahahhaa daha neler derdim. Ama biri bana deseydi ki İstanbul'da Avrupa yakasında çalışırken Anadolu yakasında oturacaksın diye, yok yok demezdi bile kimse.. Zira böyle bir şey yapmayacağımı bilirlerdi. Peki nasıl oldu da Üsküdar'da ev tuttum ben! :)

Öncelikle şunu söyleyeyim, ev bulmak çok zor, hele hele İstanbul'da. Ya çok uzakta oturacaksın, ya çok kötü bir evde oturacaksın, ya da iyi bir meblağı gözden çıkaracaksın. Ya da ben ev tutma işinden anlamıyorum, o ise bambaşka bir konu.. Neyse efenim, dedim ya ev bulmak zor. Acaba muhit iyi mi? güvenilir mi? yokuşu falan var mı? karda kışta kolay gidilir mi? ulaşım kolay mı? diye diye aylarca ev baktım. Bu sayede İstanbul'un pek çok semtini öğrendim, o da yanıma kar kaldı :) Bu arada ev bakma işinin aylarca uzamasının sebebi benim kararsızlıklarım idi haliyle. Bi eşyalı ev bakıyodum, ama olmaz kedim var, sonra eşyasız ev bakıyodum, ama olmaz şimdi o kadar eşya almakla uğraşamam.. Derkennnn Seyrantepe, 4. Levent'ten tutun Esentepe, Davutpaşa taraflarına kadar geniş bir yelpazede evlere baktım durdum. O sıralar bi Üsküdar lafı geçti, amannn nee karşıdan buraya geçip gelinir mi ya hu diye ilk fırsatta eledim..

Aylar ayları kovaladı, yurttan çıkma vaktim yaklaştıkça haliyle beni de bir panik hali aldı :) Ailem de her gece ev bakmaktan bitap düştü, hakları ödenmez :) Yurttaki son haftamda iş yerinden bi arkadaş dedi ki orda burda ne ev bakıyosun, Üsküdar varken.. O kadar kolay gidip gelirsin ki! Neyse ki arkadaşa güvendim de gittim baktım Üsküdar'a.. Ammann ne kadar tatlı bir semt. İstanbul'a geldim geleli hayatım Maslak-Beşiktaş-Taksim arasında geçiyordu, buralardan sonra Üsküdar tam bir Anadolu kenti, güzel ve huzurlu.

İlk gelişimde etrafı gezdim, ikincide evi buldum, üçüncüde anlaşmayı yapıp tuttum. Sabahları vapurla karşıya her geçişimde de iyi ki evi Üsküdar'da tutmuşum demeyi unutmuyorum :)

Kıssadan hisse: Üsküdar çok güzel, gelsenize :)




5 Ocak 2016 Salı

Hz. Muhammed ve Bülbülün Kırk Şarkısı

bir İskender Pala romanı..


İskender Pala'nın kitaplarını ne denli çok sevdiğimi her fırsatta dile getirmekteyim. İşte karşınızda yazarın son kitabı, roman tadında bir siyer, "Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısı"..

İlk basımı ocak 2015 olan kitap, 589 sayfa, bir nefeste okunabilecek bir kitap.. Muhakkak kişilerin kendi tercihi lakin ben bu şekilde romanlaştırılmış dini kitapları çok seviyorum. Bu kitapta, daha önce defalarca kez okuduğunuz siyere bir bülbül eşlik ediyor, tüm hikayeyi bu bülbülün şarkıları ile dinliyorsunuz.

Bu bülbül ki, Hz. İbrahim (as) ile beraber ateşe atılmaya razı.. Ve yine onunla beraber kurtuluşa eriyor.. Sadakatinden dolayı Allah (cc) gül bahçeleri bağışlıyor bülbüle.. Tam güllerinin güzelliği ile övünecekken bülbül, hevesi kursağında kalıyor, çünkü şöyle diyor Hz. İbrahim: "Bülbül! fazla da övünme ki dünyanın en güzel gülü henüz açmadı. Bu gördüklerin onun güzelliğinden yalnızca bir desen, onun kokusundan yalnızca bir esinti."

Bu sözden sonra gülün aklındaki tek düşünce, Hz. Muhammed (sav)'i görme düşüncesi oluyor.. Ama henüz çok, çookk uzun yıllar var onu görmeye.. Yine de O'nu görme arzusunu dindiremiyor bülbül ve yalvarıyor Hz. İbrahim'e, dua et Rabbine benim için diyor.. Ve ediyor Hz. İbrahim, ama bir şartla..O gül açasıya kadar her seher onu anacak bu bülbül ve açtığı çağda da kırk şarkı söyleyecek.. Bu dua hürmetine Allah (cc) bülbülün bedeni değişse bile ruhunu ve aşkını kıyamete kadar zinde kılıyor, ve en güzel şarkıları en güzel sesiyle O'nun için söylüyor..

Yüzyıllar boyu bekliyor bülbül, Hz. İbrahim soyundan gelen her peygambere, her olaya şahitlik ediyor, gül kokusunu bulmak için mesafeler katediyor. Nihayet gülün nurunu, izini Hz. Abdullah ile bulup Mekke'ye yerleşiyor. Ve ilk şarkısını, Efendimiz (sav) in doğumu ile söylüyor..Her an O'nun yanında bulunuyor, ta ki kırkıncı şarkıya, O'nun vefatına kadar..

Önceden de dediğim gibi, olaylar, hikayeler bildiğimiz gibi, ama anlatılışı bambaşka güzel.. Kitabı okuma listenize eklemeniz ümidiyle,

Selametle..